Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/11036 E. 2023/1389 K. 09.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11036
KARAR NO : 2023/1389
KARAR TARİHİ : 09.03.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/831 E., 2022/698 K
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
HÜKÜM : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.03.2014 tarihli ve 2011/705 Esas, 2014/125 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin b fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci, 43 üncü maddesi 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 21.10.2020 tarihli ve 2017/9749 Esas, 2020/6140 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan kurulan hükmün “…Hüküm tarihinde, davanın görüldüğü yer mahkemesinin yargı çevresi dışında Tomarza K1 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanık …’in, duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün tefhim olunduğu oturumda hazır bulundurulması veya SEGBİS yolu ile duruşmaya katılması sağlanıp, yüzüne karşı hüküm verilmesi gerektiği gözetilmeden, yokluğunda yargılamaya devam edilip karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 193 ve 196. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,…” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş, 2007 ve 2008 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
3.Mahkemenin durma kararı verip mütala verilip verilmeyeceğinin sormasından sonra alınan yeni esas numarası üzerinden yapılan yargılama ile İstanbul Anadolu 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.09.2022 tarihli ve 2022/831 Esas, 2022/698 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2007 ve 2008 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçlarından mütalaa bulunmaması nedeniyle düşme kararı verilmiştir ve bu hüküm temyiz edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi, düşme hükmünün yanlış olduğuna ilişkindir.

III. GEREKÇE
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, suç tarihinin, en aleyhe kabulle 31.12.2008 olduğu ve bu tarihten hüküm tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu ve zamanaşımının olumsuz muhakeme şartı olduğu gözetilmeden mütalaa yokluğundan düşme kararı verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.09.2022 tarihli ve 2022/831 Esas, 2022/698 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.03.2023 tarihinde karar verildi.