YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11119
KARAR NO : 2023/363
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/173 E., 2015/20 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2015 tarihli ve 2014/173 Esas, 2015/20 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ve hak yoksunluklarına; dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 07.10.2019 tarihli ve 15-2015/155461 Tebliğname numaralı onama görüşünü içerir tebliğnamesi ile dosya Dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi özetle, atılı suçu işlemediğinden bahisle beraatine karar verilmesi gerektiği talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde 19 Mayıs Day. Tük. Mall. Mobilya Dekorasyon Gıda Otomotiv Teks. San. Turizm İth. İhr. Ve Tic. Ltd. Şti. yetkilisi olan sanığın, daha önce iş yerinden alışveriş yapan katılan … adına bilgi ve rızası dışında 2 adet sahte bono düzenleyip aralarındaki ticari ilişki kapsamında Vestel Ticaret A.Ş.’ye vermek suretiyle, resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık savunmasında; şirket yetkilisinin kendisi olduğunu, bu nedenle suça konu bonoları cirolayarak Vestel A.Ş.’ye gönderip karşılığında mal aldığını, bununla birlikte şirketin mali işleriyle ortağı olan Halit Ekici’nin ilgilendiğini, bu bonoları da onun düzenlemiş olabileceğini, katılanı tanımadığını, bonoların sahte olduğundan haberdar olmadığını beyan ederek suçlamaları kabul etmemiş; yargılama sırasında Mahkemece …’nin ifadesine başvurulmamıştır.
3. Katılan … aşamalarda alınan beyanlarında; sanığın yetkilisi olduğu iş yerinden spor aletleri satın aldığını, karşılığında da her biri 1.250,00 TL olan 24 adet bono düzenlediğini, daha sonra borcunun tamamını ödeyerek bonoları geri almasına karşın, bu bonoların sahtelerinin oluşturularak Vestel Ticaret A.Ş.’ye verildiğini, tarafına bu hususta bankadan ödememe protestosu gelmesi üzerine olaydan haberi olduğunu bildirerek şikayetçi olmuştur.
4. Suça konu bonoların Adli Emanetin 2014/4759 sırasında bulunduğu tespit edilmiş; Mahkemece, bonoların unsurları ve aldatma yeteneği yönünden herhangi bir inceleme yapılmadığı görülmüştür. 5. Soruşturma aşamasında alınan 13.12.2013 tarihli grafoloji uzmanı bilirkişi raporuna göre; bonolarda yer alan keşideci imzalarının katılana ait olmadığı belirlenmiş, ancak bonolardaki yazı ve imzaların sanığa ya da Halit Ekici isimli kişiye ait olup olmadığı yönünde herhangi bir inceleme yapılmamıştır.
6. Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2015 tarihli ve 2014/173 Esas, 2015/20 Karar sayılı kararı ile Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesi, sanık savunması, katılan beyanı, sanığın nüfus ve adli sicil kayıtları, şikayet dilekçesi, senet suretleri, Garanti Bankasından gelen cevabi yazılar, dekont aslı, hazırlık ifade tutanakları, emanet eşya makbuzları, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben düzenlenen 13.12.2013 tarihli bilirkişi raporu, ödememe protestosu evrakları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, sanığın üzerine atılı suçları işlediği hususunda mahkemede tam bir vicdani kanaat hasıl olduğu gerekçesiyle sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
7. Dairemizin 26.09.2022 tarihli ve 2020/1496 Esas, 2022/14982 Karar sayılı tevdi kararı üzerine, yargılama sırasında duruşmadan haberdar edilmeyen mağdur …Ş.’ye gerekçeli karar usûlüne uygun olarak tebliğ edilmiş, ancak herhangi bir temyiz isteminde bulunulmamıştır.
IV. GEREKÇE
Suç tarihinde 19 Mayıs Day. Tük. Mall. Mobilya Dekorasyon Gıda Otomotiv Teks. San. Turizm İth. İhr. Ve Tic. Ltd. Şti. yetkilisi olan sanığın, katılan … adına 2 adet sahte bono düzenleyerek mağdur …Ş.’ye vermek suretiyle, resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; sanığın savunmasında, şirket yetkilisinin kendisi olduğunu, bu nedenle suça konu bonoları ciroladığını, buna karşılık şirketin mali işleriyle ortağı olan Halit Ekici’nin ilgilendiğini, bu bonoları da onun düzenlemiş olabileceğini, katılanı tanımadığını, bonoların sahte olduğundan haberdar olmadığını beyan ederek suçlamaları kabul etmemesi karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından;
1. Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olması nedeniyle, suça konu bonolar duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, unsurlarının tam olup olmadığı, aldatma yeteneklerinin bulunup bulunmadığı yöntemince araştırılıp tartışılarak, belge asıllarının denetime olanak verecek biçimde dosya içerisinde bulundurulması,
2. Sanığın savunmasında ismi geçen Halit Ekici’nin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile duruşmaya celp edilmesi, 5271 sayılı Kanun’un 48 inci maddesi uyarınca çekinme hakkı bulunduğu da hatırlatılarak tanık sıfatıyla bilgisine başvurulması; bonolar üzerindeki yazı ve imzaların sanığın veya Halit Ekici’nin eli ürünü olup olmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılması; gerekli görülmesi halinde aralarındaki alışveriş sırasında kiminle muhatap olduğu hususu katılana sorularak, buna ilişkin teşhis işleminin yaptırılmasından sonra; dolandırıcılık suçu yönünden sanığın eyleminin, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde düzenlenen tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçunu oluşturacağı da gözetilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma neticesinde, suç vasfında da yanılgıya düşülerek, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,
3. Kabule göre de;
a. 24.10.2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş olup, anılan yasa maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının düzenlendiği dikkate alınarak; somut olayda, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilen resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarının mağdurlarının farklı olduğu anlaşılmakla, sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu,
b. Somut olayda farklı zamanlarda düzenlendiklerine ilişkin kesin delil bulunmayan bonolar yönünden, sahte belge sayısı dikkate alınarak resmi belgede sahtecilik suçundan tayin edilecek temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2015 tarihli ve 2014/173 Esas, 2015/20 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca aleyhe temyiz bulunmadığından, sonuç ceza miktarları yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2023 tarihinde karar verildi.