YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11338
KARAR NO : 2023/2989
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Açığa imzanın kötüye kullanılması
HÜKÜM : Düşme
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Malatya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.09.2022 tarihli ve 2022/141 Esas, 2022/606 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan açılan kamu davasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyizi, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın cezalandırılması gerektiğine,
2. Sanık müdafiinin temyizi, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine, vekalet ücreti takdirine,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 209 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin ve 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Dosya kapsamına göre, suç tarihi gerekçeli kararda 30.06.2007 olarak yazılmış ise de, bozma kararında da belirtildiği üzere suç tarihinin 07.12.2009 olduğu ve bu tarihten hüküm tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleştiği, ancak; 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin, sanık hakkında mahkumiyet hükmünün kurulduğu 14.05.2015 tarihi olduğu ve bu tarihten hüküm tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresi gerçekleşmediği halde, Mahkemece 30.06.2007 olan suç tarihinden ve zamanaşımını kesen son sebep olarak 29.01.2010 tarihi iddianame kabul edilip bu tarihten, itibaren olağan ve olağanüstü zamanaşımı sürelerinin gerçekleştiği gerekçesiyle kamu davasının düşmesine karar verildiği anlaşılmış, Mahkeme kararının sonucu itibariyle doğru olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Malatya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.09.2022 tarihli ve 2022/141 Esas, 2022/606 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle sonucu itibariyle doğru hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.