Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/11381 E. 2022/21182 K. 29.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11381
KARAR NO : 2022/21182
KARAR TARİHİ : 29.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, Sanık …, Sanık … müdafileri, Sanık … müdafii
TEBLİĞNAMEDEKİ DÜŞÜNCELER : Onama, bozma

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 19.07.2013 tarih ve 2013/25363 Esas numaralı iddianamesi ile sanık … hakkında “2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçundan açılan kamu davası ile ilgili olarak hükmün gerekçesinde 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme eyleminin sübut ettiği kabul edilip hükmün 7. Bendinde mahkumiyet hükmü kurulurken 2012 yılı yazılmasının maddi hata olduğu kabul edilerek ve 5237 sayılı TCK’nin 67/2-d maddesi gereğince iştirak halinde birlikte suç işledikleri iddia olunan sanıklar hakkında; mahkumiyet hükümlerinin beraat hükmü kurulan sanıklar yönünden dava zamanaşımı süresini kestiği ve bu nedenle sanıkların sorgusunun yapıldığı tarihten itibaren olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmediği belirlenerek yapılan incelemede;
I)Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik sanığın ve katılan vekilinin temyizinin incelenmesinde;
Sanığın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 02.09.2018 tarihinde öldüğü belirlendiğinden, bu durumun kesin olarak tespiti halinde 5237 sayılı TCK’nin 64/1 ve 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
II-A)Sanık … hakkında 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan verilen beraat hükmüne yönelik sanık müdafileri ve katılan vekilinin temyizinin incelenmesinde;
Sanık hakkında 2010, 2011 ve 2012 yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan kamu davası açılmış ise de; dosyada bulunan İzmir Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığının 01.03.2013 tarih ve 2013/1-44 Karar sayılı mütalaasının 2011 ve 2012 yıllarındaki eyleme ilişkin olduğu, sanık hakkında 2010 yılında sahte fatura düzenleme suçundan verilmiş bir mütalaa bulunmadığı dikkate alınarak; öncelikle durma kararı verilip, 213 sayılı VUK’nin 367. maddesi gereğince dava şartı olan mütalaanın verilip verilmeyeceğinin Vergi Dairesi Başkanlığından sorularak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, yargılamaya devamla beraat hükmü kurulması,
B)Sanıklar … ve … hakkında 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan; sanık … hakkında 2012 takvim yılında sahte fatura düzenleme verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık … müdafileri, sanık … müdafiin ve katılan vekilinin; sanıklar … ve … hakkında 2012 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyizlerinin incelenmesinde;
Sanıklar …, … ve … hakkında 2012 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan; sanıklar … ve … hakkında 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan açılan kamu davasında; sanık …’nin savunmasında şirketin 2009 yılından 2011 yılına kadar muhasebe işlemlerini yaptığını, … ve … ile muhatap olduğunu, sahte fatura düzenlenmesi konusunda bilgisinin bulunmadığını beyan etmesi, sanık …’ın savunmasında işletmesini çalıştırdığı dönem boyunca kasa fişi düzenlediğini, sahte fatura düzenlemediğini beyan etmesi, sanık …’nın savunmasında para sıkıntısı çektiği bir dönem sanık … ile tanıştığını şirketi üzerine alırsa şirket adına kredi çekip kendisine vereceğini söylemesi üzerine kabul ettiğini ancak …’den para alamadığını beyan etmesi, sanıklar hakkında düzenlenen vergi raporlarına göre; ifadesine başvurulan matbaa yetkililerin ifadelerinde, Alsancak ve Su form matbaalarında basılan faturaların basım talimatını …’ın verdiğini, … matbaasında basılan faturaları …’nın teslim aldığını beyan etmeleri; suça konu şirketin muhasebe işlemlerini 2012 yılında devralan vefat eden sanık …’in sanık …’nin kiracısı olup, vergi müfettişlerinin muhasebe bürosuna gittiğinde sanık …’nin de faaliyetini sürdürmediğini beyan etmesine rağmen muhasebe bürosunda bulunuyor olduğunun belirlenmesi, şirketin bastırdığı faturaların bir kısmının sahte olduğunun ve faaliyet alanı dışında faturalar düzenlendiğinin tespit edilmesi, yapılan yoklamalarda adresinde bulunmayıp, vergi borçlarını ödememesine rağmen çok yüksek miktarda cirosunun bulunması hususları hep birlikte değerlendirildiğinde; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından;
1)İlgili vergi dairesinden temin edilecek faturaların sanıklara gösterilerek yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması, kendilerine ait olmadığını ve başka bir kişiye ait olduğunu söylemesi halinde; ismi bildirilen kişinin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile tanık olarak çağrılması, duruşmada çekinme hakkı hatırlatıldıktan sonra faturalar gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması,
2)İsmi bildirilen kişinin de faturalardaki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını söylemesi halinde sanıklar ve bu kişilerin temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
3)Faturalardaki yazı ve imzaların sanıklara ya da bildirilen kişiye ait olmadığının anlaşılması halinde ise;
a)Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi,
b)Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
c)Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanıkları tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanıkların bir iştiraki bulunup bulunmadığının sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet ve beraat hükümleri kurulması,
4)Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
C)Mahkumiyet hükümleri yönünden ve beraat hükümleri yönünden ise suçun sübutu halinde; Hükümlerden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili, sanık … müdafileri, sanık … müdafi ve sanık …’in temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 29.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yz.İşl.Md. Y.