YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11388
KARAR NO : 2023/980
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
… Cumhuriyet Başsavcılığının 30.10.2017 tarihli ve 2016/880 Soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii … 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 28.03.2018 tarihli ve 2018/1512 Değişik … sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 28.03.2018’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 21.10.2020 tarihli ve 2019/18220 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.11.2020 tarihli ve KYB-2020/94901 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.11.2020 tarihli ve KYB-2020/94901 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, müşteki …’in … ili … Orhangazi mahallesi 7578 ada ve 8 parselde bağımsız bölüm maliki olup söz konusu parselde inşa edilen yapıdan müteahhid olan Şüpheli …’… 70.000,00 … lirası bedelle daire satın aldığını, müştekinin bu daireye taşınmasından sonra zamanla konutta ayıpların ortaya çıkmaya başladığını, zeminden ve duvardan gelen suların apartman zemin ve asansörünü su ile doldurduğunu, binanın sıvalarının kabardığını, asansörün kullanılamaz hale geldiğini, şüpheliler … ve …’un 4708 sayılı … Denetimi Hakkında Kanun’a muhalefet ve uygulama yönetmeliklerini hiçe sayarak yapılmamış imalatları yapılmış gibi göstererek gerçeğe aykırı sahte belge tanzim ettiklerini ve görevlerini kötüye kullandıklarını … sürüp şikayetçi oldukları somut olayda, aynı eylemlerden dolayı yargılanan diğer şüpheliler mimar ve mühendisler haklarında açılan kamu davası neticesinde … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/2118 esas sayılı dosyası üzerinde alınan 23/05/2019 tarihli bilirkişi raporu neticesinde, şüpheli …’ın inşaatın şantiye şefi olarak çalıştığı, şüpheli …’un ise, … müteahhidi olduğu ve şüplelilerin asli kusurlu olduğunun tespit edilmiş olması karşısında, şüpheliler … ve … yönünden mevcut delillerin takdir ve değerlendirilmesinin mahkemesine ait olduğu cihetle, itirazın bu yönden kabul edilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz …, süresi ve mercii gösterilir.
…“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
…“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; bahse konu parselde inşa edilen yapıda meydana gelen bir kısım hasarlara ilişkin, diğer şüpheliler hakkında açılan kamu davası neticesinde yapılan yargılama esnasında düzenlenen bilirkişi raporunda, şantiye şefi olan … ile … müteahhidi olan …’un asli kusurlu olduğunun belirtilmesi karşısında; bu şüpheliler yönünden atılı suça ilişkin delillerin takdir ve değerlendirilmesinin mahkemesince yapılması gerektiği anlaşılmış olup; kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 28.03.2018 tarihli ve 2018/1512 Değişik … sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.