YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11414
KARAR NO : 2023/1188
KARAR TARİHİ : 02.03.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2015 tarihli ve 2014/256 Esas, 2015/97 Karar sayılı kararı ile sanığın Vergi Usul Kanununa aykırılık ve tefecilik suçlarından beraatine karar verilmiştir.
2. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 07.04.2021 tarihli ve 2021/53 Esas, 2021/2065 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında eksik inceleme ile kurulan hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma sonrası, … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2022 tarihli ve 2021/398 Esas, 2022/438 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında Vergi Usul Kanununa aykırılık ve tefecilik suçlarından ayrı ayrı mahkûmiyet ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi eksik inceleme ile verilen kararın bozulmasına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359 uncu maddesinin (b) fıkrası ve 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, suç tarihlerinin tefecilik suçu yönünden 31.12.2009, sahte faturaların gelir vergisinde kullanılması nedeniyle sahte fatura kullanma suçu yönünden 25.03.2010, sahte fatura düzenleme suçu yönünden en aleyhe kabulle 31.12.2009 olduğu ve bu tarihlerden hüküm tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden yargılamaya devam edilerek mahkumiyet hükümleri kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2022 tarihli ve 2021/398 Esas, 2022/438 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.03.2023 tarihinde karar verildi.