YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11509
KARAR NO : 2023/1765
KARAR TARİHİ : 21.03.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/435 E., 2022/633 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Diyarbakır 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2010 tarihli ve 2009/320 Esas, 2010/1030 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2. Diyarbakır 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2010 tarihli ve 2009/320 Esas, 2010/1030 Karar sayılı kararı itiraz edilmeksizin 04.01.2011 tarihinde kesinleşmiştir.
3. Konya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.06.2015 tarihli ve 2015/86 Esas sayılı yazısı ile, sanığın denetim süresi içinde 09.12.2014 tarihinde işlediği 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan 10 ay hapis ve 400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ihbar edilmiştir.
4. Konya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2015 tarihli ve 2015/86 Esas, 2015/320 Karar sayılı kararı temyiz edilmeksizin 02.06.2015 tarihinde kesinleşmiştir.
5. İhbar üzerine, Diyarbakır 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli ve 2015/386 Esas, 2015/561 Karar sayılı kararı ile, Diyarbakır 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2010 tarihli ve 2009/320 Esas, 2010/1030 Karar sayılı sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanmasına karar verilmiştir.
6. Diyarbakır 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli ve 2015/386 Esas, 2015/561 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19.04.2022 tarihli ve 2021/2076 Esas, 2022/6789 Karar sayılı kararı ile denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle ihbar üzerine yapılan yargılamada duruşmaya gelmeyen sanık hakkındaki hüküm açıklanmış ise de; denetim süresi içinde suç işlediğine ilişkin ihbar yazısının örneği de eklenip, “dosyanın yeniden ele alındığı ve duruşmaya gelmediği takdirde açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanacağı” uyarısı da yazılarak, sanığa duruşma tarihi ve saatiyle birlikte usulüne uygun olarak tebligat yapılması, sanık geldiğinde diyeceklerinin sorulması, daha sonra hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, ihbar üzerine yapılan yargılamada, usulüne uygun şekilde hükmün açıklanacağı ihtaratı tebliğ edilmeyen sanığın yokluğunda hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması ve kabule göre de; sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, belgede sahtecilik suçlarında aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu gözetilerek 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesinin birinci fıkrası da dikkate alınıp, suça konu nüfus cüzdanı aslının duruşmaya getirtilerek denetime olanak verecek şekilde dosya içine konularak incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve aldatma niteliği olup olmadığının belirlenerek kararda tartışılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
7. Bozma üzerine, Diyarbakır 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.10.2022 tarihli ve 2022/435 Esas, 2022/633 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; bozma üzerine sanığın savunması alınmadan karar verilmesine ve resen nazara alınacak nedenlerle usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına ilişkindir.
III. GEREKÇE
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11 inci ve Tebligat Tüzüğünün 15 inci maddeleri uyarınca vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağı şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, azledildiğine ilişkin bilgi ve belge de bulunmayan sanık müdafisine usulüne uygun olarak duruşma günü bildirilmeden, yargılamaya devam edilmek suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.10.2022 tarihli ve 2022/435 Esas, 2022/633 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2023 tarihinde karar verildi.