Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/11580 E. 2023/3136 K. 24.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11580
KARAR NO : 2023/3136
KARAR TARİHİ : 24.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2014 tarihli ve 2014/152 Esas, 2014/282 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 24.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 03.02.2018 tarihli ve 2015/26749 sayılı, hükümlerin onanması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, cezanın fazla ve haksız olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın suça konu çalıntı 12.000,00 TL bedelli çeki … Dayanıklı Tüketim … Ltd. Şti. den aldığı mal karşılığı cirolayarak bu firmaya vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediğinin iddia ve kabul edildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık, suça konu çeki sattığı karnabaharlar karşılığı tanımadığı ve ismini bilmediği bir kişiden aldığını, satın aldığı mobilyalar karşılığı da cirolayarak adı geçen firmaya verdiğini savunmuştur.
3. Mağdur …’ın, tanık N.S ve K.A’nın beyanları, bilirkişi raporu, banka yazıları, çekin çalındığına dair belge ve tutanaklar dosya arasındadır.
4. Suça konu çekin adli emanete alındığı anlaşılmıştır.
5. Sanığa ait güncel adli sicil kaydı UYAP üzerinden dosya arasına alınmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Suça konu çekin, gerçek keşidecisi mağdur … tarafından düzenlenerek tedavüle çıkarılmamasından sonra yetkili hamili olan Tekman Metal isimli firmanın elindeyken çalınması, suça konu çekte sanıktan önceki cirantalar olan … Zirai Aletler … Ltd. Şti. ve … Kauçuk … A.Ş hakkında herhangi bir araştırma yapılmamış olması ve sanığın suça konu çekin ciro kısmının kendisine gösterilmesi halinde çeki aldığı kişiyi hatırlayabileceğini belirtmesine karşın suça konu çekin arka yüzü de gösterilerek sanığın savunmasının alınmadığının anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi bakımından; suça konu çekin arka yüzü sanığa gösterilerek çeki ciro olmaksızın alıp almadığı, çekteki birinci ve ikinci cirantaları tanıyıp tanımadığının sorulması, suça konu çekte sanıktan önceki cirantalar olan adı geçen şirketlerin gerçek olup olmadığı, gerçekse yetkililerinin araştırılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile mahkûmiyetine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Sanığa yüklenen suçtan katılan sıfatı alabilecek şekilde zarar gören ve kovuşturmanın her aşamasında kamu davasına katılma … bulunan suça konu çekin ciro edildiği … Dayanıklı Tüketim … Ltd. Şti.’ye duruşma gününün usulen bildirilip davaya katılma, iddia ve delillerini sunma olanağı tanınması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle iddia hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.
3. 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesiyle yapılan değişiklik gözetilmeden sanık hakkında, hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde 5237 sayılı Kanun’un 52 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca infazda yetkiyi kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü; aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 04.12.2014 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) alt başlığında açıklanan nedenle İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2014 tarihli ve 2014/152 Esas, 2014/282 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) alt başlığında açıklanan nedenlerle İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2014 tarihli ve 2014/152 Esas, 2014/282 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.04.2023 tarihinde karar verildi.