Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/11622 E. 2023/801 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11622
KARAR NO : 2023/801
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/864 E., 2018/200 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret

Sanığın adresi tespit edilemediğinden bahisle yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün sanığa Resmi Gazete ile ilanen tebliğ edildiği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 29 uncu maddesinde düzenlenen ‘ilan alakalının ıttılaına en emin bir şekilde vasıl olacağı umulan ve varsa ayrıca tebliği çıkaran merciin bulunduğu yerde intişar eden birer gazetede yapılır’ hükmü ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 49 uncu maddesi uyarınca, kolayca ulaşma ve tebligatı öğrenme olanağını kısıtlayan Resmi Gazete yoluyla yapılan ilanen tebligatın usulsüz olduğu belirlenerek, öğrenme üzerine sanığın temyizinin süresinde olduğu kabul edilmiştir.

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde kabul edildiği, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2014/738 Esas, 2015/730 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2014/738 Esas, 2015/730 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 12.10.2017 tarihli 2017/18982 Esas, 2017/20190 Karar sayılı kararı ile hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Ankara 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.04.2018 tarihli ve 2017/864 Esas, 2018/200 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, yasal süresinden sonra temyiz edilmesi nedeniyle sanığın temyiz isteminin reddi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi, dosya kapsamında yaptığı savunmalar doğrultusunda hakkında yeniden bir karar verilmesi talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan …’in Facebook hesabı üzerinden cep telefonu numarasını yazarak iş aradığına ilişkin paylaşım yaptığı, bunun üzerine suç tarihinde kendisini Mustafa Apaydın olarak tanıtan sanığın, katılanı 0536…7513 numaralı telefondan arayarak uygun bir iş olduğunu, işi konuşmak için Ankara’da buluşmak istediğini söylediği, bunun üzerine katılanın yanında arkadaşı Mehmet E.V. ile birlikte Ankara’ya gelerek Heykel Pastanesinde sanık ile buluştukları, sanığın yapılacak işin Trabzon ilinde olduğunu ve Trabzon’a gitmek için uçak ücretinin bir kısmını kendisinin karşılayacağını ancak bir kısmının da katılan tarafından karşılanması gerektiğini söyleyerek katılandan uçak bileti alacağı vaadiyle 350,00 TL para alarak uzaklaştığı ve geri gelmediği anlaşılmıştır.
2. Heykel Pastanesine ait güvenlik kamerası görüntüleri incelenerek, görüntü kayıtlarının katılan beyanları ile uyumlu olduğu ve Türkcell İletişim Hizmetleri A.Ş’ nin 16.12.2014 tarihli yazıları ile katılanı arayan 0536…7513 numaralı GSM hattının sanık …’a ait olduğu tespit edilmiştir.
3. Sanığın, soruşturma aşamasında alınan ifadelerinde katılanı tanımadığını, olayla ilgisi olmadığını beyan ettiği, ancak duruşmada güvenlik kamerası görüntüleri izletilerek sorulması üzerine görüntülerdeki kişinin kendisi olduğunu, olayı hatırladığını, katılandan para almadığını, iş bulması için katılana kendisinin para verdiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
4. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, ancak uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin uzlaştırma raporu düzenlendiği anlaşılmıştır.
5. Mahkemece, dosya kapsamı ile uygun düşmeyen aşamalarda çelişkili beyanlarına itibar edilmediği değerlendirilerek, iş bulacağı vaadiyle hileli davranışlar sergileyerek güven sağlamak sureti ile katılandan menfaat temin ettiği belirlenen sanık hakkında sübut bulan dolandırıcılık suçundan temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A.Tebliğname Yönünden
Sanığın adresi tespit edilemediğinden bahisle yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün sanığa Resmi Gazete ile ilanen tebliğ edildiği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 29 uncu ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 49 uncu maddeleri uyarınca, kolayca ulaşma ve tebligatı öğrenme olanağını kısıtlayan Resmi Gazete yoluyla yapılan ilanen tebligatın usulsüz olduğu belirlenerek, öğrenme üzerine sanığın temyizinin süresinde olduğu kabul edildiğinden ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

B. Sanığın Temyizi Yönünden
1. Tekerrüre esas adli sicil kaydı bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği ve unsurları itibariyle oluştuğunun anlaşılması nedeniyle eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.04.2018 tarihli ve 2017/864 Esas, 2018/200 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.02.2023 tarihinde karar verildi.