YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11658
KARAR NO : 2023/3294
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 02.04.2019 tarihli ve 2017/28267 Esas, 2019/3196 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.02.2022 tarihli ve KD-2022/20270 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/03/1998 gün ve 6/8-69 karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde, zarar veya borç kandırıcı nitelikte davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı belirtildiğinden ve tüm dosya kapsamında suça konu çekin ödünç para alımı esnasında veya önceki bir tarihte mi, yoksa ödünç parayı ödememek için mi verildiğinin tam olarak tespit edilmemesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; öncelikle … yetkililerinin beyanlarının alınması, gerekirse bu konuda defter ve belgeleri ile beyanlara göre tespit edilecek diğer deliller de incelenmek suretiyle, toplanan tüm delillerin sonucuna göre, suça konu çekin önceden … borç karşılığı verilip verilmediği tam olarak tespit edilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı şekilde mahkumiyet hükmü verilmesi,
Kabule göre; Yerel Mahkemece hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi hâlinde 5275 sayılı CGTİHK’nın 106. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Cumhuriyet savcısı tarafından verilecek karar ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarınca adli para cezalarının hapis cezasına çevrilerek hükümlerin infazının yapılacağı göz önüne alındığında, Yerel Mahkemece 80 TL adli para cezası dışında kalan 12.960 TL’nin bir gün karşılığına gelecek ve TCK’nın 52. maddesi uyarınca 20 ilâ 100 TL arasında takdir edilmesi gereken miktarın belirlenmemesinin hükümlerin infazı sırasında tereddüte yol açabileceği gibi 12.960 TL’nin günlüğünün Yerel Mahkemenin 4 gün adli para cezasının bir gün karşılığı olarak belirlediği 20 TL’den hesaplanması hâlinde ise Kanun’un öngörmediği bir şekilde infaz sırasında sanık aleyhine sonuç doğmasına sebebiyet verebileceği, söz konusu bu hukuka aykırılığın Özel Dairece eleştiri konusu yapılamayacağı, suç ve hüküm tarihi itibarıyla uygulanması gereken CMUK’nın 322. maddesinde sınırlı olarak sayılan Yargıtayca davanın esasına hükmedilecek hâller arasında bulunmadığı ve bu hâller dışında düzeltilerek onama yoluna gidilmesinin de mümkün olmadığı anlaşıldığından, belirlenen hukuka aykırılığın bozma nedeni yapılması ve aleyhe yönelen temyiz bulunmadığından 1412 sayılı CMUK’nın 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulması gerektiğine ilişkindir.
II. GEREKÇE
1. Sanık …’in … İstanbul Aksaray Şubesinin yazısına göre keşideci imzası ile uyumsuz, İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunda kaydı bulunamayan şirket bilgilerini içerir birinci ciranta ile araştırmada bulunamayan adres bilgisini içerir ikinci ciranta bilgileri yer alan ve bu sebeple sahte olduğu değerlendirilen … İstanbul Aksaray Şubesindeki … Tekstil Ürünleri Dış Ticaret Limited Şirketine ait hesaptan verilen B 2711783 numaralı, 05.12.2007 tarihli, 6.480,00 TL bedelli, keşideci imzası sahte olan çeki ödünç sözleşmesi sonrasında şikâyetçiye verdiği iddia olunan olayda; dosya içindeki ödünç sözleşmesine göre; 28.06.2007 tarihli, Seri A, Sıra No: 024591 nolu sözleşme ile sanığa 70.000,00 TL ödünç verildiği ve geri ödemeye ilişkin 15.10.2007 tarihli ve 1019621 seri nolu, 15.09.2007 tarihli ve 1019620 seri nolu, 30.09.2007 tarihli ve 4698411 seri nolu kambiyo evrakı alındığının yazılı olması ve sanığın 14.03.2012 havale tarihli dilekçesinde … ikrazatla eskiden beri borç verip alma şeklinde bir kredi ilişkilerinin olduğunu beyan etmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; sanıkla katılan arasında önceden … borç ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi bakımından, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 tarihli ve 6/8-69 Karar sayılı kararı da dikkate alınarak, suça konu çekin ödünç para alımı esnasında veya önceki bir tarihte mi, yoksa ödünç parayı ödememek için mi verildiğinin tam olarak tespit edilmesi için taraflar arasında açık hesap ilişkisi olup olmadığının araştırılması, … yetkililerinin beyanlarının alınması, gerekirse bu konuda defter ve belgeleri ile beyanlara göre tespit edilecek diğer deliller de incelenmek suretiyle, toplanan tüm delillerin sonucuna göre, suça konu çekin önceden … borç karşılığı verilip verilmediği tam olarak tespit edilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle yazılı şekilde mahkumiyet hükmü verilmesi,
2. Kabule göre; 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve (son) cümlesine göre adli para cezası tayin edilirken, suçtan elde edilen haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç, gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca 20,00-100,00 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde sonuç olarak doğrudan haksız elde olunan yararın iki katı uygulanmak suretiyle fazla ceza tayin edildiği anlaşılmakla,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz nedenlerinin yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 02.04.2019 tarihli ve 2017/28267 Esas, 2019/3196 Karar sayılı düzeltilerek onama ilâmının KALDIRILMASINA,
3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 6.Ağır Ceza Mahkemesinin 27.03.2014 tarihli ve 2011/121 Esas, 2014/188 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.