Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/1202 E. 2023/370 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1202
KARAR NO : 2023/370
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/2337 E., 2020/459 K.
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, esastan ret

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.05.2017 tarihli ve 2014/231 Esas, 2017/311 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarının sabit olmadığından bahisle ayrı ayrı beraat kararları verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 21.02.2020 tarihli ve 2017/2337 Esas ve 2020/459 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin aleyhe istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıklar hakkında 2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 kez 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; 2008 takvim yılı yönünden zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafiinin temyiz istemi; kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, sanığın suçu işlediğine dair soyut iddianın dışında emare ve ispata yarar bir delil bulunmadığı, sanığın beraat etmesi gerektiği gibi lehe hükümlerden de yararlandırılmadığına ilişkindir.
2. Sanık … müdafiinin temyiz istemi; sanığın şirket yetkilisi olmadığı, şirketin gerçek yetkilisi olan kişiye yönelik herhangi bir araştırma yapılmadığı, şirket çalışanlarının tanık olarak dinlenmesinin gerektiği, sanığın şirket sahipleri tarafından kendisine verilen görevleri yerine getirdiği, faturalara ilişkin ticaretlerin gerçek olup olmadığını bilme şansının bulunmadığı, sanığın üzerine atılı suçu kastla işlediğini gösterir somut delil mevcut olmadığı, hakkındaki suçlamaların tamamen tahmine dayandığı, suçun işlenmesinde menfaatinin bulunmadığı, faturalarının getirtilerek imza incelemesi yapılmasının gerektiği, yargılamanın müştekisi tarafından hazırlanan raporların delil değil, ancak yargılamanın tarafı olan müşteki tarafından verilmiş bir dilekçe niteliğinde değerlendirilebileceği, kararın eksik inceleme neticesinde verildiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Sanıklar hakkında 2010 ve 2011 takvim yıllarına ilişkin de kamu davası açıldığı ve İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.05.2017 tarihli ve 2014/231 Esas, 2017/311 Karar sayılı kararı ile sanıkların 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından mahkumiyetlerine hükmolunduğu, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 21.03.2018 tarihli ve 2018/903 Esas, 2018/348 Karar sayılı kararı ile de mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiğinin anlaşılması karşısında; 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin son fıkrasından önce gelmek üzere; “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” cümlesinin eklendiği ve 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin altıncı fıkrası uyarınca zincirleme suçlarda zamanaşımının son suçun işlendiği günden itibaren işlemeye başlayacağı gözetildiğinde, zamanaşımının henüz gerçekleşmediği belirlenmekle, Tebliğnamedeki 2008 takvim yılı yönünden zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine yönelik görüşe iştirak olunmamıştır.
2. Sanık … yönünden; hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü ve 5 inci maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin 3, 4, 5 ve 6 ncı fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası da gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
3. Sanık … yönünden; sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 26.12.2022 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 21.02.2020 tarihli ve 2017/2337 Esas, 2020/459 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İzmir 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.02.2023 tarihinde karar verildi.