Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/1395 E. 2023/120 K. 16.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1395
KARAR NO : 2023/120
KARAR TARİHİ : 16.01.2023

K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Güveni kötüye kullanma

… … 63. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.03.2020 tarihli ve 2018/139 Esas, 2020/142 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddeleri uyarınca ayrı ayrı 5 … hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin hükümlerin, istinaf edilmeksizin sanık … yönünden 01.07.2020, sanık … yönünden ise 04.09.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 09.12.2021 tarihli ve 2020/15364 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.01.2022 tarihli ve KYB-2021/154484 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.01.2022 tarihli ve KYB-2021/154484 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“1) Dosya kapsamına göre, sanık …’ın … plakalı aracı müşteki … İnşaat ve San. Tic. Ltd. Şti.’den kiralaması akabinde, kira sözleşmesi 05/08/2016 tarihinde sona ermesine rağmen aracı teslim etmemesi ve sanık …’ın araçla seyir halindeyken yakalanması eylemleri nedeniyle, müştekinin 09/11/2016 tarihli beyanında …’dan şikayetçi olduğunu belirttiği olayda, … … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından araçla birlikte yakalanan sanık …’ın da güveni kötüye kullanma suçuna iştirak ettiği kanaatiyle işlem yapılmış ve iddianame düzenlenmiş ise de; 5237 sayılı Kanun’un 73/1. maddesinde yer alan, “Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı … içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.” hükmü uyarınca müştekiye soruşturma aşamasında şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan sanık … hakkında bilgi verilerek, kendisinden şikayetçi olunup olunmayacağı yönünde müştekinin beyanın alınması gerektiği nazara alınmadan iddianame düzenlenmesi akabinde, kovuşturma aşamasında müştekinin sanık … hakkında şikayetçi olmasının kovuşturma şartını sağlamayacağı, kovuşturma şartı gerçekleşmeyen suç bakımından resen iddianame düzenlenerek sanığın mahkumiyetine karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde sanık …’ın mahkumiyetine karar verilmesinde,
2) 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin 6. fıkrasında yer alan, “Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır.” şeklindeki,
05/08/2017 tarihli ve 30145 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 7/12. maddesinde yer alan, “Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma veya kovuşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye, sanığa veya kanunî temsilcisine ulaşılamaması hâlinde soruşturma veya kovuşturma konusu suçla ilgili uzlaştırma yoluna gidilmez.” şeklindeki,
Aynı Yönetmeliğin 29/7. maddesinde yer alan, “Uzlaşma teklifinde bulunmak için …; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle de yapılabilir. Ancak, bu … uzlaşma teklifi anlamına gelmez.” şeklindeki,
Anılan Yönetmeliğin 29/6. maddesinde yer alan, “uzlaştırmacının uzlaşma teklifinde bulunacağı şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar gören ya da kanunî temsilcilerine iletişim araçlarıyla ulaşılamaması hâlinde açıklamalı uzlaşma teklifi büro aracılığıyla yapılır.” ,
Bahsi geçen Yönetmeliğin 29/5. maddesinde yer alan, “Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini büro aracılığıyla açıklamalı tebligat, istinabe veya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) yoluyla da yapabilir.” şeklindeki,
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/1. maddesinde yer alan, “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.” şeklindeki,
Aynı Kanun’un 21/1-2. maddesinde yer alan, ” Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır.
İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” şeklindeki düzenlemeler hep birlikte değerlendirildiğinde;
Kendisine uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere dosya tevdi edilen uzlaştırmacının öncelikle uzlaştırma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle uzlaştırma teklifi yapmak üzere … yapması, şayet belirtilen şekilde … yapılamaz ise bu defa uzlaştırmacının ilgili savcılık nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaşma teklifi yapılmasını talep etmesi gerektiği, böyle bir taleple karşılaşan büronun da öncelikle 7201 sayılı Kanun’un 10/1. maddesi uyarınca muhatabın bilinen son adresine tebliğ yapması, tebligatın iade gelmesi durumunda bu defa aynı Kanun’un 10/2. maddesi gereğince muhatabın mernis adresinin tespitini yaparak tebligat zarfı üzerine adresin mernis adresi olduğu ve 7201 sayılı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca işlem yapılması belirterek tebliğ yapması gerektiği;
Somut olayda, 29/12/2017 havale tarihli uzlaşma raporuna göre … adına çıkartılan tebliğin iade dönmesi üzerine başka bir adres temin edilemediğinden ve telefonla da uzlaşma sağlanamadığından sanık … bakımından uzlaşmanın teklif aşamasında sonlandırıldığı belirtilmiş ise de;
Uzlaşma teklifinde bulunulacak katılan ve sanıklara Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği’nin 29. maddesinin 7. fıkrasında belirtilen başka iletişim araçları kullanılarak ulaşılmaya çalışıldığı, ulaşılamaması halinde ise uzlaştırma bürosu aracılığıyla usulüne uygun bir uzlaşma teklifi yapılmasını sağlamak üzere uzlaştırmacı tarafından büroya teklif formları tevdii edilmeden, nihayetinde usulüne uygun bir uzlaştırma işlemi gerçekleştirilmeden uzlaşma sağlanamadığı gerekçesiyle düzenlenen rapora istinaden yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde,
3) Dosya kapsamına göre, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 155/1. maddesi gereğince belirlenen 6 … hapis ve 5 gün adli para cezasına hükmedilmesini müteakip, anılan Kanun’un 52/2. maddesi uyarınca günlüğü 20,00 … lirasından paraya çevrilmesi akabinde, 6 … hapis ve 100,00 … lirası adli para cezasına hükmedilmesi gerekirken, sehven 5 … hapis ve 100,00 … lirası adli para cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayininde,
İsabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında;
“(1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı … içinde
şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
(2) Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet … olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar.
…”
Hükümleri yer almaktadır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır.
3. Şikâyet kişi ile değil suç teşkil eden fiil ile ilgili olup, suçtan zarar görenin şikâyet dilekçesinde failleri bildirme zorunluluğu yoktur. Suçun birden fazla kişi tarafından işlenmesi durumunda da fiile ilişkin şikâyet tüm şerikleri kapsayacak, yine fail isminde yanılgıya düşülse dahi şikâyet geçerliliğini koruyacaktır.
4. Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 29 uncu maddesinin altıncı fıkrasında, “Uzlaştırmacının uzlaşma teklifinde bulunacağı şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar gören ya da kanunî temsilcilerine iletişim araçlarıyla ulaşılamaması hâlinde açıklamalı uzlaşma teklifi büro aracılığıyla yapılır. Bu işlem uzlaştırmacının, büroya başvurarak teklif formunu vermesi üzerine gerçekleştirilir.
” denilmektedir.
5. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkraları; “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. (Ek fıkra: 11/1/2011-6099/3 md.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” ve aynı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası da; (Ek fıkra: 11/1/2011-6099/5 md.) Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” şeklinde düzenlenmiştir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi şirket tarafından, sanıklardan …’a kiralanan aracın kira süresinin 18.08.2016 tarihinde dolmasına rağmen, aracın teslim edilmediğine yönelik süresi içerisinde 27.09.2016 havale tarihli dilekçe ile şüpheli olarak … gösterilmek suretiyle şikâyette bulunulmuş olup, aracın 05.11.2016 tarihinde diğer sanık …’ın sevk ve idaresinde yakalanmasını müteakip, bu sanık hakkında da ayrıca şikâyette bulunulmasının zorunlu olmaması karşısında, sanık … hakkında kanun yararına bozma istemindeki (1) numaralı düşünce yerinde görülmediğinden reddine; bununla birlikte, uzlaştırma bürosunun öncelikle muhatabın bilinen son adresine tebligat çıkartması, tebligatın iade edilmesi durumunda da muhatabın MERNİS adresinin tespit edilerek MERNİS şerhi ile 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ işlemi yapmasının gerektiği, sanık …’ın bilinen adresine gönderilen tebligatın iade edildiği, ancak dosya kapsamında MERNİS adresine aynı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre yapılan herhangi bir tebligata rastlanmadığından, uzlaşma teklifinin bu sanık yönünden usulüne uygun olmadığı; yine, her iki sanık yönünden de güveni kötüye kullanma suçundan hüküm kurulurken, 6 … hapis olarak belirlenen temel cezalardan sonra, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesine rağmen, neticeten 5 … hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayin edilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebindeki (2) ve (3) numaralı düşünceler yerinde görülmüş, (3) numaralı düşünceye ilişkin sanık … yönünden aleyhe sonuç doğurmamak, sanık … yönünden ise aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere hükümlerin bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki (1) numaralı düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE,

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin (2) ve (3) numaralı düşünceler yönünden KABULÜNE,

3. … … 63. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.03.2020 tarihli ve 2018/139 Esas, 2020/142 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.01.2023 tarihinde karar verildi.