Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/1400 E. 2023/119 K. 16.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1400
KARAR NO : 2023/119
KARAR TARİHİ : 16.01.2023

K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği

KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığının 16.04.2021 tarihli ve 2020/4383 Soruşturma, 2021/924 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Iğdır Sulh Ceza Hakimliğinin 28.05.2021 tarihli ve 2021/1762 Değişik … sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 28.05.2021’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 23.11.2021 tarihli ve 2021/16941 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, ….01.2022 tarihli ve KYB-2021/152326 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, ….01.2022 tarihli ve KYB-2021/152326 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Somut olayda, müşteki vekili şikâyet dilekçesinde özetle, müştekinin 18/09/2019 tarihinde şüpheliden… plaka sayılı 2001 model …/… marka aracı satın almak için Iğdır iline gittiğini, bahse konu aracı Göksu oto ekspertiz isimli … yerinde incelettirdiğini, anılan eksper tarafından düzenlenen rapora göre aracı satın aldığını, Sivas iline dönüş yolunda mola verdiği esnada aracın tavan kısmında çekiç izlerini fark ettiğini, 19/09/2019 tarihinde … … Adam oto ekspertiz isimli … yerinde yeniden eksper incelemesi yaptırdığında, bahse konu aracın aslında, ortadan ikiye kesik olduğu, arka tarafa aynı renkte başka bir aracın bagaj ve çamurluk kısmının konulduğunun tespit edildiğini, aracın bilgisayara bağlanarak yapılan elektronik beyin incelemesinde, sayısız hata uyarısının görüntülenmesi nedeniyle olay sebebiyle şikâyetçi olduklarını beyan etmeleri üzerine dolandırıcılık suçundan yapılan soruşturmada, şüphelinin dolandırıcılık kastı ile hareket ettiğine dair dosya kapsamında herhangi bir delilin bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 17/09/2018 tarihli ve 2018/3689 esas, 2018/5609 karar sayılı ilâmında yer alan, ‘ … Müştekinin sahibinden.com isimli internet sitesinde gördüğü otomobil satış ilanı üzerine şüphelilerle irtibata geçtiği, aracın satın alınmasından önce şüphelilerin ısrarı ve yönlendirmesi ile ‘İmaj Oto Test Merkezi’ isimli işyerinden alınan 20.01.2017 tarihli Ekspertiz Raporuna güvenerek satın aldığı aracın arıza yapması üzerine …’de ‘… Arabam Oto Ekspertiz’ isimli işyerinde alınan 12.04.2017 tarihli ikinci ekspertiz raporuna göre, ilk ekspertiz raporunda orijinal olduğu belirtilen bir kısım parçaların orijinal olmadığının tespit edilmesi üzerine şüphelilerin kendisini dolandırdığından bahisle şikâyetçi olması üzerine başlatılan soruşturmada; … şüphelilerin ve tespit edilecek tanıkların ifadelerinin alınması, bahse konu aracın hasar, muayene ve alım satımına ilişkin kayıtların ilgili kurumlardan getirtilerek gerek görülmesi hâlinde bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra dolandırıcılık suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği dikkate alındığında, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160 ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapılmasını sağlamak üzere itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden …’ şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
Şüphelinin kolluk ifadesinde beyan ettiği ve rızası dahilinde soruşturma dosyasına ibraz ettiği ekspertiz raporları ile müşteki ile şüphelinin aracın satış aşamasında birlikte yaptırdıkları ekspertiz raporu ile müştekinin aracı satın alıp da araçtaki söz konusu ayıpları fark etmesi üzerine yaptırmış olduğu ekspertiz raporunun karşılaştırılıp mukayese edilmesi açısından ve yine aracın hasar, muayene ve alım satımına ilişkin kayıtların ilgili kurumlardan getirtilerek, müştekinin … 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/87 esas sırasında kayıtlı şüpheli (davalı) aleyhine açılan sözleşmeden dönme ve zarar tazmini talepli derdest dava dosyasının soruşturma dosyası arasına celbi ile, anılan hukuk davası kapsamında aldırılan ve içeriğinde ‘aracın ayıplı olduğu, ayıbın aracın koltuk hizası ile arka omuz bölümünden aracın eni boyunca kesilerek farklı bir aracın kaynak yöntemiyle araca birleştirilmesinden ve araçta yer alan birçok motor ve elektrik arızalarından kaynaklandığı, aracın satışı esnasında davacının bu ayıplardan habersiz olduğu, satış esnasında düzenlenen eksper raporunda araçtaki bu ayıplardan bahsedilmediği, satış ilanı göz önüne alındığında satıcı tarafından da davacının bu hususta bilgilendirilmediği, davacının otomotiv konusunda teknik uzman olmadığı ve normal bir muayene ile bu ayıpları tespit edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle ayıpların tamamının gizli ayıp niteliğine haiz olduğu, ayıpların ağır kusur olduğu ve gizli ayıp niteliğinde olduğu göz önüne alındığında bedel iadesi talebinin uygun olacağı sonucuna varılmıştır.’ şeklinde mütalaanın yer aldığı bilirkişi raporu çerçevesinde dolandırıcılık suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği dikkate alındığında, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160 ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapılmasını sağlamak üzere itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz …, süresi ve mercii gösterilir.
…” şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
…”
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçinin şüpheliden satın almış olduğu aracı bir gün sonra kontrol ettirdiğinde, aracın aslında ortadan ikiye kesildiği, arka tarafa aynı renkte başka bir aracın bagaj ve çamurluk kısmının koyulduğu ve hukuk davası kapsamında alınan bilirkişi raporunun da benzer nitelikte olduğunun iddia edilmesi karşısında; aracın suç tarihindeki hasarlı ve hasarsız olmak üzere piyasa değerinin araştırılması, hasar, muayene ve alım satımına ilişkin tüm kayıtların ilgili kurumlardan temin edilmesi, … 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/87 Esas sayılı dosyasının getirtilerek incelenmesi, gerekli görülmesi halinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak somut olayda dolandırıcılık suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken, eksik soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Iğdır Sulh Ceza Hakimliğinin 28.05.2021 tarihli ve 2021/1762 Değişik … sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.01.2023 tarihinde karar verildi.