YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1414
KARAR NO : 2022/19278
KARAR TARİHİ : 21.11.2022
KARAR
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 10.12.2021 tarih ve 2021/9502 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 14.01.2022 tarih ve KYB-2021/155941 sayılı ihbarname ile;
Dolandırıcılık suçundan şüpheliler … ve … haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Malatya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04/03/2021 tarihli ve 2021/5320 soruşturma, 2021/3933 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Malatya 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 25/03/2021 tarihli ve 2021/1944 değişik iş sayılı kararının “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet Savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, şüpheliler hakkında Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/10841 soruşturma, 2020/8469 karar sayılı dosyasında soruşturma yapıldığı ve kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, mükerrer soruşturma yapılamayacağı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmış ise de; müşteki vekilinin 04/06/2020 tarihli dilekçesinde yer aldığı üzere, müştekinin Adana 10. İcra Müdürlüğünün 2016/12040 esas sayılı dosyasında alacaklı olduğu, bu alacağını tahsil edemediği, alacağın tahsil edilmesi amacıyla şüpheli …’un müştekiyi diğer şüpheli … ile tanıştırdığı, şüpheli …’in müştekiye söz konusu alacağı 2.000.000,00 Türk lirası karşılığında temlik almak istediğini belirttiği ve taraflar arasında anlaşma sağlandığı, şüpheli …’ın bu anlaşmadan komisyon aldığı, müşteki tarafından temlik işlemi için Malatya 3. Noterliğinden 06/05/2020 tarihinde şüpheli … adına vekaletname çıkarıldığı, şüpheli …’ın müştekiyi bu sürede sık sık arayarak vekaletname göndermesini istediği, vekaletname çıkarılması sonrası anlaşılan bedelin müştekiye gönderileceği hususunda şüphelilerin beyanda bulundukları, ancak anlaşılan bedelin müştekiye gönderilmemesi üzerine müştekinin şüpheli …’i azlettiği, bu süreçten sonra şüpheli …’ın müştekiyi aramaya devam ettiği ve şüpheli …’in anlaşma tutarını hazırladığı konusunda ikna etmeye çalıştığı, hatta şüpheli …’in parayı göndermek üzere bankada olduğuna ilişkin fotoğraf gönderdiği, durum üzerine müşteki tarafından Malatya 11. Noterliğinin 16722 yevmiye nolu vekaletnamesinin çıkarıldığı, şüphelilerin anlaşılan tutarın bir süre sonra hesaba geleceğini beyan ettikleri ancak müştekinin kısa zaman sonra şüphelilere ulaşamadığı, müştekinin Malatya 11. Noterliğinin 16722 yevmiye nolu vekaletnamesi kapsamındaki yetkiyi azletttiği ancak şüpheli …’in temliği devraldığı, bu süreçten sonra müştekiye herhangi bir ödemenin yapılmadığı iddia olunmakla, taraflar arasındaki temlik işlemine konu edilen Adana 10. İcra Müdürlüğünün 2016/12040 esas sayılı dosyasının incelenmesi, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/10841 soruşturma, 2020/8469 karar sayılı dosyasında şüphelinin … olduğu, müştekinin ayrıca şüpheli …’dan şikayetçi olduğu anlaşılmakla şüpheli ifadesine başvurularak müşteki iddialarının araştırılması, müşteki tarafından çıkarılan vekaletnameler ve azilnameler kapsamında inceleme yapılarak temlik işleminin bedelsiz olarak gerçekleşip gerçekleşmediğinin açıklığa kavuşturulması, şüpheliler hakkında benzer şekilde dolandırıcılık suçlarından soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin, haklarında açılmış kamu davası olup olmadığının da araştırılması suretiyle, toplanacak diğer deliller ve yapılacak etkin soruşturma sonucuna göre değerlendirme yapılması ve eksik soruşturma ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre; soruşturma dosyasının şüpheli … yönünden mükerrer olmadığı gözetilerek, şüphelinin ifadesinin alınması, Adana 10. İcra Müdürlüğünün 2016/12040 Esas sayılı dosyasının getirtilerek incelenmesi, üçüncü kişilere temlik işleminin yapılıp yapılmadığının araştırılması ile sonucuna göre karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının 04.03.2021 tarihli, 2021/5320 Soruşturma ve 2021/3933 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Malatya 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 25.03.2021 tarih ve 2021/1944 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA; müteakip işlemlerin mahallinde takdir ve ifasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 21.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.