YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/155
KARAR NO : 2023/3500
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin mahkemece yasa yolu bildirimindeki yanıltma nedeniyle süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.11.2013 tarihli ve 2013/345 Esas, 2013/492 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci, 52 nci 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine,
2. Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.11.2013 tarihli ve 2013/345 Esas, 2013/492 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 08.10.2018 tarihli ve 2015/12725 Esas, 2018/6419 Karar sayılı kararı ile :
“…, eylemin 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında kalan ve TCK’nın 155/1 maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfının tayininde yanılgıya düşülmek suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan yazılı şekilde hüküm tesisi,”
Nedeniyle bozulmasına,
3. Bozma üzerine Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2019 tarihli, 2018/701 Esas, 2019/157 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası, 51 inci maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine,
4. Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2019 tarihli ve 2018/701 Esas, 2019/157 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 09.12.2020 tarihli ve 2020/136 Esas, 2020/11848 Karar sayılı kararı ile:
“… TCK’nın 7. ve CMK’nın 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, “nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bozma üzerine Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.04.2021 tarihli ve 2021/11 Esas, 2021/171 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası, 51 inci maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii tarafından sanığın üzerine atılı suçu işlemediği, şikayetçinin bir zararının bulunmadığı, usul ve yasaya aykırı hüküm kurulduğu gerekçeleriyle hüküm temyiz edilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın yurt dışında yaşadığı, maliki olduğu Karşıyaka Şemikler Mahallesinde bulunan arsa vasfındaki taşınmazıyla ilgili kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tanzim edilmesi ve hukuki işlemlerle ilgilenmesi için akrabası olan sanığa vekaletname verdiği, sanığın bu vekaletname uyarınca diğer arsa malikleri ve yüklenici şirket temsilcisi ile birlikte Karşıyaka 4. Noterliğinde 25.02.2011 tarih ve 7540 yevmiye numarası ile kat karşılığı inşaat sözleşmesini havi gayrimenkul satış vaadi sözleşmesini imzaladığı, bu sözleşme uyarınca katılanın arsası karşılığında gerçekte 4 daire verilmesi hususunda anlaşma sağlandığı, ancak; sanığın, katılana noterde onaylanmış sözleşmenin 2. sayfası üzerinde rakamsal değişiklikler yapılmış halde belge göstererek arsasına 3 adet daire isabet ettiğini söylediği daha sonra sanığın yurt dışına giden katılana dairelerin tapularını çıkartabilmek, daire paylaşımı ve devirlerini yapabilmek için arkadaşı temyiz dışı sanık … adına vekaletname göndermesini talep ettiği, bunun üzerine katılanın bu doğrultuda gayrimenkul satış yetkisi içeren vekaletname gönderdiği, sanığın bu vekaletname ile katılanın rızası ve onayı olmaksızın 20 nolu dairenin devrinin kendi adına yapılmasını sağladığı iddiasıyla sanık hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Sanık atılı suçu işlemediğine yönelik savunmada bulunmuştur.
3. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; sanığın eyleminin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kanısıyla temyize konu hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Katılanın yurt dışında yaşadığı, maliki olduğu Karşıyaka Şemikler Mahallesinde bulunan arsa vasfındaki taşınmazıyla ilgili kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tanzim edilmesi ve hukuki işlemlerle ilgilenmesi için akrabası olan sanığa vekaletname verdiği, sanığın bu vekaletname uyarınca diğer arsa malikleri ve yüklenici şirket temsilcisi ile birlikte Karşıyaka 4. Noterliğinde 25.02.2011 tarih ve 7540 yevmiye numarası ile kat karşılığı inşaat sözleşmesini havi gayrimenkul satış vaadi sözleşmesini imzaladığı, bu sözleşme uyarınca katılanın arsası karşılığında gerçekte 4 daire verilmesi hususunda anlaşma sağlandığı, ancak; sanığın, katılana noterde onaylanmış sözleşmenin 2. sayfası üzerinde rakamsal değişiklikler yapılmış halde belge göstererek arsasına 3 adet daire isabet ettiğini söylediği daha sonra sanığın yurt dışına giden katılana dairelerin tapularını çıkartabilmek, daire paylaşımı ve devirlerini yapabilmek için arkadaşı temyiz dışı sanık … adına vekaletname göndermesini talep ettiği, bunun üzerine katılanın bu doğrultuda gayrimenkul satış yetkisi içeren vekaletname gönderdiği, sanığın bu vekaletname ile katılanın rızası ve onayı olmaksızın 20 nolu dairenin devrinin kendi adına yapılmasını sağladığı iddia olunan olayda; her ne kadar Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 08.10.2018 tarihli ve 2015/12725 Esas, 2018/6419 Karar sayılı kararı ilamı ile sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğundan bahisle bozulmuş ise de; sanığın baştan itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket ederek, katılanın arsası karşılığında gerçekte 4 daire verilmesi hususunda anlaşma sağlandığı katılana noterde onaylanmış sözleşmenin 2. sayfası üzerinde rakamsal değişiklikler yapılmış halde belge göstererek arsasına 3 adet daire isabet ettiğini söylediği daha sonra katılanın temyiz dışı sanık … adına göndermiş olduğu vekaletname ile katılanın rızası ve onayı olmaksızın 20 nolu dairenin devrinin kendi adına devrine sağladığı anlaşılmakla; sanığa isnat edilen eylemin, kamu kurumu olan tapu müdürlüğünün araç olarak kullanılması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen “kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Kabule göre de;
Sanığa yüklenen “güveni kötüye kullanma” suçunun takibi şikayete bağlı olup, şikayete konu taşınmaza ilişkin olarak katılan tarafından 08.08.2012 tarihinde tapu iptali ve tescil davası açıldığı, bu tarihin en aleyhe kabulle öğrenme tarihi olduğu, 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinde düzenlenen 6 aylık şikayet süresi geçtikten sonra katılan vekilinin 07.05.2013 tarihinde şikayetçi olduğu gözetilerek şikayetin süresinde yapılmaması nedeniyle sanık hakkında açılan davanın 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.04.2021 tarihli ve 2021/11 Esas, 2021/171 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2023 tarihinde karar verildi.