Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/2022 E. 2023/21 K. 09.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2022
KARAR NO : 2023/21
KARAR TARİHİ : 09.01.2023

K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği

KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının 17.10.2018 tarihli ve 2018/6607 Soruşturma, 2018/11110 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Alanya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 04.02.2021 tarihli ve 2020/1746 Değişik … sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 04.02.2021’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 18.01.2022 tarihli ve 2021/9125 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.02.2022 tarihli ve KYB-2022/10525 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.02.2022 tarihli ve KYB-2022/10525 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi hâlde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müştekinin şüpheli …’in sahibi olduğu Özel … … Eğitim ve Rehabilitasyon merkezinin %50 hissesini 250.000,00 … lirası karşılığında satın alması akabinde şüpheli …’a 2 adet 100.000,00 … lirası meblağlı bono vererek kalan %50 hisseyi de şüpheli …’dan toplamda 200.000,00 … lirası karşılığında satın aldığı, askere gideceği için 20/07/2017 tarihinde şüpheli …’a şirketi tam olarak temsil etmeye dair vekaletname verdiği, askerden döndükten sonra yaptığı araştırmada önceden … Eğitim Sağlık Turizm … İnşaat Tekstil Ltd. Şti. adına kayıtlı olan … … Özel Eğitim ve Rehabilitasyon merkezinin … … Eğitim Sağlık Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti.’ye devrinin yapıldığı ve sadece … Eğitim Sağlık Limited şirketinin hissesinin devrinin kendisine yapıldığı oysa … Eğitim şirketini … … Özel Eğitim ve Rehabilitasyon merkezi için satın aldığı, bu durumu daha sonradan fark ettiği ayrıca şüpheli …’a verdiği senetlerin icraya konulduğunu iddia ederek … şirketinin eski sahibi ile ve … Eğitim Limited şirketinin sahibi olan … ile eşi …’in dolandırıcılık suçunu işlediklerininin iddia edildiği olayda, … Cumhuriyet Başsavcılığınca müştekinin iddiaları ile şüphelilerin savunmaları ve dosya kapsamına sunulan genel kurul müzakere defteri sureti, vekaletname ve yetki belgeleri, işletme hakkının devri sözleşmesi ve pay devri sözleşmeleri birlikte değerlendirildiğinde, müştekinin iddiasında dile getirdiği devir işlemlerinin şüpheli …’da bulunan yetki ve vekaletnamelere istinaden yapıldığı, taraflar arasındaki anlaşmazlığın hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; müşteki ile şüpheli … arasında yapılan 20/07/2017 tarihli … Eğitim Sağlık Turizm … İnşaat Tekstil Ltd. Şti.’deki 50 adet payının devrine yönelik pay devri sözleşmesinin düzenlenmesinden önce 07/…/2017 tarihinde … … Eğitim ve Rehabilitasyon işletmesinin işletme hakkının 1.000,00 … lirası bedelle şüphelilerden … … Eğitim ve Sağlık Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti. yetkilisi şüpheli Gülçin’e devredilmesi, şüpheli …’ın çelişkili beyanları ve müştekinin teminat olarak verdiğini belirttiği 2 adet 100.000,00 … lirası bedelli senetlerin rızası dışında doldurularak icraya konulduğu iddiası karşısında, icra dosyalarının getirtilerek incelenmesi, senetteki imzaların ve yazıların müşteki ve şüphelilere ait olup olmadığının belirlenmesi için imza ve yazı örneklerinin alınarak bilirkişiye gönderilmesi, ayrıca senetlerin gerçek bir borç ilişkisine dayanılarak düzenlenip düzenlenmediğinin tespiti için şirket defter ve kayıtlarının getirtilerek incelenmesi sonucu şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz …, süresi ve mercii gösterilir.
…” şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş … içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
…“
Hükümleri yer almaktadır.
4. 5271 sayılı Kanun’da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde aynı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen sulh ceza hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüpheli …‘in, … Eğ.Sağ.Tur.İn.Teks.Ltd.Şti.‘de yetkili olduğu 07…..2017 tarihinde, şirkete ait … Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinin işletme hakkını 1.000 TL bedelle eşi olan şüpheli …‘e ait … … Eğ.Sağ.Tic. Ltd.Şti.‘ye devrettiğinin ve şüpheliye verilen bonoların rızası dışında doldurularak eşine ciro edilmek suretiyle icra takibine geçildiğinin iddia edilmesi karşısında; işletmenin değerinin tespit edilmesi, şirketin defter ve kayıtlarının temin edilerek konusunda uzman bilirkişiye incelettirilmesi ile şirketin zarara uğratılıp uğratılmadığının belirlenmesi, icra dosyalarının getirtilerek incelenmesi, bonolardaki imza ve yazıların şikâyetçi ve şüphelilere ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Alanya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 04.02.2021 tarihli ve 2020/1746 Değişik … sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.01.2023 tarihinde karar verildi.