Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/2338 E. 2023/1202 K. 06.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2338
KARAR NO : 2023/1202
KARAR TARİHİ : 06.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma

… 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.11.2019 tarihli ve 2018/465 Esas, 2019/862 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 10.000 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 26.02.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
… Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.02.2022 tarihli ve 2021/19564 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.03.2022 tarihli ve KYB-2022/18099 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.03.2022 tarihli ve KYB-2022/18099 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, şüpheliye mernis adresinden ulaşılamadığından bahisle uzlaşma işlemleri yapılmadan … Cumhuriyet Başsavcılığının 24/05/2018 tarihli ve 2017/105127 soruşturma, 2018/23975 esas, 2018/18469 sayılı iddianamesiyle kamu davasının açıldığı, Cumhuriyet başsavcılığı tarafından sadece kolluk marifetiyle adres araştırması yapıldığı, kolluk tarafından düzenlenen 20/02/2018 tutanak ile sanığın adresine gidildiğinde tanınmadığı, ikametine pusula konulduğu, şahsın başvuruda bulunmadığının tespit edildiği, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin 4. fıkrasında yer alan, ‘Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır.’ şeklindeki düzenleme göz önüne alındığında uzlaştırma bürosuna gönderilmeden yapılan uzlaştırma işlemlerinin usulünce yapılmadığı,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ‘Mahkeme tarafından uzlaştırma’ başlıklı 254. maddesinde yer alan; ‘(1) Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir. (2) Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def’aten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verir.’ şeklindeki düzenleme uyarınca uzlaştırma işleminin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında; “Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır.”, aynı Kanun’un 254 üncü maddesinin birinci fıkrasında ise; “Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.
…”
Hükümleri yer almaktadır.
2. 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin altıncı fıkrası; “Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır.”
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 7 nci maddesinin on ikinci fıkrasında; “Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma veya kovuşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye, sanığa veya kanunî temsilcisine ulaşılamaması hâlinde soruşturma veya kovuşturma konusu suçla ilgili uzlaştırma yoluna gidilmez.” denilmektedir.
4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alınan ve 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin başlatılan soruşturma kapsamında, şüpheliye MERNİS adresinden ulaşılamadığı, başka adresinin dosyada mevcut olmadığı, dolayısıyla uzlaştırma yoluna gidilmeksizin şüpheli hakkında kamu davası açılması gerektiğinden bahisle düzenlenen … Cumhuriyet Başsavcılığının 24.05.2018 tarihli ve 2017/105127 Soruşturma, 2018/23975 Esas sayılı iddianamesine istinaden yapılan yargılamada, Mahkemece de dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmeden sanığın mahkûmiyetine hükmolunmuş ise de; soruşturma aşamasında, 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin altıncı fıkrası ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 7 nci maddesinin on ikinci fıkrasındaki düzenlemeler de dikkate alınmak suretiyle gereğine büro tarafından tevessül edilmesi bakımından, 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gerektiği gözetilmeden dava açılması karşısında; 5271 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mahkeme tarafından uzlaştırma işlemlerinin yapılması amacıyla kovuşturma dosyasının uzlaştırma bürosuna tevdii ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği anlaşılmakla; kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.11.2019 tarihli ve 2018/465 Esas, 2019/862 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.03.2023 tarihinde karar verildi.