YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2392
KARAR NO : 2022/20541
KARAR TARİHİ : 19.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura kullanma
…
…
Sanık hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 05.01.2016 tarihli, 2015/146150 Soruşturma ve 2016/537 Esas sayılı iddianamesi ile “2010, 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura kullanma” suçlarından açılan kamu davasına ilişkin olarak, İstanbul 47. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2019 tarihli, 2016/66 Esas ve 2019/19 Karar sayılı ilamı ile sanığın “2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura kullanma” suçlarından mahkûmiyetine, “2012 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçundan beraatine karar verildiği; katılan vekilinin beraat hükmüne yönelik esasa ilişkin, mahkûmiyet hükümlerine yönelik vekalet ücreti ile sınırlı istinaf isteminde bulunması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 18.09.2019 tarihli, 2019/6282 Esas ve 2019/5820 Karar sayılı ilamıyla beraat hükmü yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine, mahkûmiyet hükümleri yönünden vekalet ücreti ile sınırlı olmak üzere düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği; esasa yönelik olarak istinaf incelemesinden geçmeyen “2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura kullanma” suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik olarak kanun yararına bozma talebinde bulunulması üzerine, Dairemizin 02.11.2020 tarihli, 2020/4688 Esas ve 2020/6214 Karar sayılı ilamıyla anılan hükümlerin CMK’nin 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasından sonra, İstanbul 47. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2021 tarihli, 2021/63 Esas ve 2021/469 Karar sayılı ilamı ile sanığın “2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura kullanma” suçlarından tekrar mahkûmiyetine karar verildiği, bu hükümlerin sanık ve katılan vekili tarafından istinaf edildiği, ancak; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 16.02.2022 tarihli, 2022/701 Esas ve 2022/611 sayılı kararıyla, İstanbul 47. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2019 tarihli, 2016/66 Esas ve 2019/19 Karar sayılı ilamının temyiz incelemesi neticesinde bozulduğundan bahisle, dosyayı incelemeye yetkili merciin Yargıtay olduğu belirtilerek, dosyanın Mahkemesine iade edildiği anlaşılmış ise de;
5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8/1. maddesinin; “Bölge adliye mahkemelerinin, 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2’nci maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326’ncı maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 1.7.2016-6723/33 md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez.” şeklinde düzenlendiği; somut olayda, Dairemizin 02.11.2020 tarihli, 2020/4688 Esas ve 2020/6214 Karar sayılı ilamında herhangi bir temyiz incelemesi yapılmadığı, Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma talebi ile sınırlı olarak hükmün CMK’nin 309. maddesi uyarınca bozulduğu, bozma kararının eylemin esasına ilişkin olmadığı ve dosyayı esastan sonuçlandırmadığı, bununla birlikte bozmaya konu ilk kararın da Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilmiş olduğu gözetildiğinde, kanun yolunun istinaf olduğu anlaşılmakla; sanık ve katılan vekilinin istinaf talebinin Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirilmesi bakımından dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 19.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.