YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2799
KARAR NO : 2023/5167
KARAR TARİHİ : 14.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Temyizin kapsamına göre;
1. İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2014 tarihli ve 2012/556 Esas, 2014/528 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesi uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına mahkûmiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu karar 30.03.2015 tarihinde kesinleşmiştir.
2. Sanığın Köyceğiz Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2021 tarihli ve 2019/206 Esas, 2020/155 Karar sayılı kararı ile denetim süresi içerisinde 11.07.2018 tarihinde işlediği, tehdit suçundan mahkûmiyetine karar verilerek 01.01.2021 tarihinde kesinleşerek işbu dosyaya ihbarda bulunulmuştur.
3. İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2021 tarihli ve 2021/139 Esas, 2021/225 Karar sayılı kararı ile İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2014 tarihli ve 2012/556 Esas, 2014/528 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararı açıklanarak, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.04.2022 tarihli ve 2021/130004 sayılı, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının gerçekleşmediğinden bozma görüşünü içeren, tebliğnamesiyle dosya Dairemize tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; kararın gerekçesiz olduğuna, delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne, fazla ceza tayinine ve erteleme hükümlerinin uygulanmamasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, ev tekstili ticareti yapan katılan …’dan satın aldığı ev tekstili ürünleri karşılığında suça konu Denizbank Kuşadası şubesine ait, keşidecisi … olan, 13.600 ve 15.000 TL bedelli olan iki adet sahte çeki katılanın iş yerinde çalışan tanık …’a kendisini A. … … olarak tanıtarak verdiği, 13.600 TL bedelli çekin borca karşılık verilip yetkili hamil tarafından tahsil için bankaya ibrazında 2 adet çekin tamamen sahte oldukları anlaşılmıştır.
2. Sanık aşamalarda alınan savunmasında, üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek, suç tarihinde Muğla ilinde olduğunu, kendisine borcu bulunduğundan tanık …’ın kendisine iftira attığını beyan etmiştir.
3. Katılan … aşamalarda alınan beyanında özetle, ev tekstili işi ile uğraştığını, suç tarihinde kendisini A…. … olarak tanıtan şahsa 28.604 TL değerinde mal sattığını, karşılığında ise pazarlama elemanı olan tanık …’in 2 adet müşteri çekini cirolu ve hazır halde aldığını, alınan çeklerden birini borcuna karşılık cirolayıp verdiğinde sahte olduğunun ortaya çıktığını beyan etmiştir.
4. Tanık … alınan anlatımında, suç tarihinde katılan …’ın yanında yetkili satış temsilcisi olarak çalıştığını, Bodrum’da dükkanı olduğunu ve orada bunları satmak istediğini söyleyen sanığın 28.600 TL tutarında tekstil ürünü aldığını, ürünlerin araca yüklediği esnada davaya konu 2 adet çeki yokluğunda ciro edilmiş vaziyette kendisine verdiğini beyan etmiş, yapılan fotoğraf teşhiş işleminde de sanığı teşhis ettiği tespit edilmiştir.
5. Suça konu 13.600 TL bedelli çek ile ilgili olarak Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 27.10.2011 tarihli ekspertiz raporu ile grafoloji ve sahtecilik uzmanından alınan 07.11.2012 tarihli bilirkişi raporunun dosya arasında mevcut olduğu tespit edilmiştir.
6. Sanık hakkında alınan bilirkişi raporu, savunması ve tüm dosya kapsamından atılı suçu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A.Tebliğname Yönünden
İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2021 tarihli ve 2021/139 Esas, 2021/225 Karar sayılı kararında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmadığı anlaşılmakla, tebliğnamede bu hususta bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
B.Sanık Müdafiin Temyiz İsteği Yönünden
1.İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2021 tarihli ve 2021/139 Esas, 2021/225 Karar sayılı kararında, her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyerek, suç tarihinde başka bir ilde olduğu yönünde savunmada bulunmuş ise de; sanığın katılandan almış olduğu malları Bodrum’da tanık …’a satmak istediği sırada jandarma tarafından yakalanmış olması, tanık … tarafından kesin olarak teşhiş edilmiş olması karşısında, sanık savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, sanığın tamamen sahte olarak düzenlediği veya düzenlettiği çeki tedavüle sokarak katılan …’dan haksız menfaat temin ettiğinin anlaşılmış olması, mahkemece sanık hakkında mahkumiyet hükmü verilirken ve alt sınırdan uzaklaşılırken yeterli ve hukuka uygun gerekçe belirtildiği ve 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin on birinci fıkrasında yer alan düzenleme uyarınca cezanın kısmen infazı ertelenmesi veya seçerek yaptırımlara çevrilmesine karar verilebilmesinin, ancak yükümlülüklerini yerine getiremeyen sanık yönünden mümkün olduğu, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanığın, denetim süresi içinde yeniden suç işlemesi nedeniyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması ile yetinilmesi gerektiğinden, sanık müdafiinin hükmün gerekçesiz olduğuna, delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne, fazla ceza tayinine ve erteleme hükümlerinin uygulanmamasına yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Gerekçeli karar başlığında “20.10.2011” şeklinde yanlış yazılan suç tarihinin “01.09.2011” olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
3..Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2021 tarihli ve 2021/139 Esas, 2021/225 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmü Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.06.2023 tarihinde karar verildi.