YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2914
KARAR NO : 2023/242
KARAR TARİHİ : 23.01.2023
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
… Cumhuriyet Başsavcılığının 26.04.2021 tarihli ve 2021/6650 Soruşturma, 2021/12330 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii … 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 14…..2021 tarihli ve 2021/3329 Değişik … sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle, karar tarihi olan 14…..2021’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10.03.2022 tarihli ve 2021/19692 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.04.2022 tarihli ve KYB-2022/39238 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.04.2022 tarihli ve KYB-2022/39238 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, … 4. Noterliğinin 01/11/2017 tarihli ve 16082 yevmiye numaralı vekâletnamesi ile müştekinin şüpheliye kendi adına araç satın alma yetkisi verdiği, ancak sanığın ne teslim aldığı aracı, ne bu aracın satışından elde ettiği parayı müştekiye teslim etmemesi üzerine, söz konusu aracın teslim edilmesi gerektiğine dair ihtarnamenin sanığa tebliğ edildiği halde sanığın ihtarnameye rağmen aracı teslim etmediği, bu suretle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddiası ile şikayetçi olunmasını müteakip başlatılan soruşturma neticesinde, taraflar arasında vekâlet sözleşmesi ve şirket ortaklığının mevcut olduğu ve husumetin hukuk yargılaması ile çözümlenmesi gerektiğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
Somut olayda, şüphelinin müşteki tarafından taşınır araç satın alımı ile ilgili yetkilendirildiği, bu yetkiye dayanarak şüpheli tarafından … plakalı … marka aracın müşteki adına satın alındığı, ancak anılan aracın müştekiye teslim edilmemesi üzerine, aracın üçüncü kişi … …’ye tutanakla teslim edilmesi için … 7. Noterliğince ihtarname çekilmesini müteakip şüphelinin, müştekiye aracı teslim ettiğini, teslim sırasında … …’ın da orada bulunduğunu iddia etmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, söz konusu araç ile ilgili trafik kayıtları celbedilerek, araca herhangi bir yaptırım uygulanıp uygulanmadığı, uygulanmışsa bu kabahate ilişkin görüntü kayıtlarının bulunup bulunmadığının araştırılması, şüphelinin ifadesinde aracın teslimine şahit olduğunu belirttiği … … isimli kişinin ifadesinin alınması ve sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz …, süresi ve mercii gösterilir.
…“ şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
…” hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüpheli … tarafından şikâyetçi … Bılıkçı adına alınan aracın, yapılan ihtara rağmen şikâyetçiye teslim edilmediğinin iddia olunması, bununla birlikte şüphelinin suça konu aracı iade ettiğini ve bu esnada yanında … … isimli kişinin de bulunduğunu savunması karşısında; … …’ın tanık sıfatıyla ifadesine başvurulması, araca ilişkin trafik cezalarının bulunup bulunmadığı araştırılarak hangi tarihte ve kim adına düzenlendiğinin belirlenmesi, aracın fiilen kimin kullanımında olduğunun tespitine yönelik kolluk araştırması yaptırılarak, kamera kayıtlarının temin edilmeye çalışılması ile somut olayda güveni kötüye kullanma suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekirken;
iddiaların tamamının hukuk yargılaması ile çözümlenmesinin gerektiği şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 14…..2021 tarihli ve 2021/3329 Değişik … sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2023 tarihinde karar verildi.