YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3096
KARAR NO : 2023/5587
KARAR TARİHİ : 04.07.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/134 E., 2016/212 K.
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2010 tarihli ve 2009/58 Esas, 2010/31 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 266 ncı maddesinin birinci fıkrası, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
b. Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi, 35, 39, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
Karar verilmiş ve bu karar 29.04.2010 tarihinde kesinleşmiştir.
2. Sanığın denetim süresi içinde 03.09.2013 tarihinde işlediği trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiş ve bu kararın kesinleşmesi üzerine işbu dosyaya ihbarda bulunulmuştur.
3. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı resmi belgede sahtecilik suçu yönünden aynen açıklanmış, nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden ise sanığın doğrudan 100,00 TL ve 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği neticeten 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 29.04.2010 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 03.09.2013 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Suç tarihinde Erdek/Çayağzı Köyü muhtarı olan sanığın, katılanlara ait bir kısım taşınmazların katılanlar tarafından temyiz dışı sanık Adnan’a kiralanmış gibi iki adet kira sözleşmesi düzenleyip muhtarlık mührü ile mühürledikten sonra sanık Adnan’a verdiği, sanık Adnan’ın da suça konu sahte kira sözleşmeleri ile Ziraat Bankasına düşük faizli tarımsal kredi başvurusunda bulunduğu, bu suretle sanığın özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda; suç tarihinde yürürlükte bulunan 16.04.2005 tarih ve 25788 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan mülga Çiftçi Kayıt Sistemi Yönetmeliğinin 7 inci maddesine göre kira sözleşmelerinin onaylanması ve köy defterine işlenmesinin muhtarın görevi dahilinde bulunduğu ve eylemin sübutu halinde kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturacağının anlaşılması karşısında, sanık hakkında 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca dava şartı olan “soruşturma izni” alınması ve oluşacak duruma göre her iki suç bakımından sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yetkili merciden soruşturma izni alınmadan genel hükümlere göre açılan davaya devamla mahkûmiyetine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,04.07.2023 tarihinde karar verildi.