YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3263
KARAR NO : 2023/3455
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SUÇ : Dolandırıcılık
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan
itirazın reddi
Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının 15.11.2021 tarihli ve 2021/8608 Soruşturma, 2021/13959 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Alanya 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 31.12.2021 tarihli ve 2021/4522 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 31.12.2021’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.03.2022 tarihli ve 2022/3779 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2022 tarihli ve KYB-2022/41719 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2022 tarihli ve KYB-2022/41719 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin 18/06/2021 tarihli dilekçesi ile şüpheli Hmaıd’in Picaso yıkama isimli bir iş yerini alması için müştekiye bir teklifte bulunduğu, yapılan anlaşma karşılığında şüpheli Hmaıd’e işletmenin devri için 315.000,00 Türk lirası ödediği, fakat iş yeri sahibinden öğrendikleri kadarıyla iş yeri devir ücreti olarak 135.000,00 Türk lirası alındığı, şüpheli aldatarak fazladan para aldığı, ayrıca SGK için imza gerekiyor diyerek müştekiyi Alanya 3. Noterliğine götürdüğü ve Türkçe bilmediği halde adi ortaklığın %5 hissesini bilmeden diğer şüpheli …’a devrettiği, ayrıca noterde imzaladıkları evrakın altına müştekinin Türkçe bilmemesine rağmen okudum şeklinde yazdırdıklarından bahisle şikayetçi olması üzerine, başlatılan soruşturma neticesinde, Alanya Cumhuriyet Başsavcılığınca ‘Müştekinin şikayet dilekçesinde sunmuş olduğu makbuzların…toplamının yaklaşık 190.000,00 Türk lirasına tekabül ettiği, iş yeri devri için ödenen tutarın ise 25.000 Dolar karşılığı yaklaşık olarak 136.000,00 Türk lirasına tekabül ettiği, 315.000,00 Türk lirası bir ödemeye rastlanmadığı, şüphelilerin savunması ve müşteki iddiası birlikte değerlendirildiğinde tarafların birlikte adi ortaklıkla araç yıkama dükkanı satın aldıkları, fakat ortaklığın sonradan sair sebeplerle bozulduğu, bahse konu iş yerine yapılan masraf ve ödemelerin iadesi hususunda taraflar arasında yaşanan anlaşmazlığın hukuki mahiyette bir ihtilaf olduğu ve bu hali ile takibinin hukuk mahkemelerinde mümkün olduğu, olayda herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığı’ gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
Dosya kapsamına göre, soruşturma kapsamında müşteki, şüpheli ve işyerini devreden şahsın tanık olarak ifadesine başvurulduğu, müştekinin beyanı ile müşteki vekilinin şikayet dilekçesinde yer alan tercümen olmaksızın, Türkçe okuma ve yazma bilmeyen müştekiye noterlikte imza attırıldığı hususuna dair hiçbir araştırma yapılmadığı, Savcılık tarafından öncelikle şikayete ilişkin olarak ilgili noterlikten devir işlemlerine dair evrakın temini ile devir işleminde tercüman bulunup bulunmadığının tespitinin yapılması gerektiği, bu hususta bir araştırma yapıldıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve … bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz …, süresi ve mercii gösterilir.
…”
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
…”
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; Filistin uyruklu olan şikâyetçi Kasım Kasımoğlu’nun taşınmaz alarak Türkiye’ye yerleşmesinden sonra, Vatandaşlık Kanununun tanıdığı haklar doğrultusunda Türk vatandaşlığına geçtiği, bu süreçte şikâyetçinin şüpheli … ile tanıştığı, şüphelinin beraber iş yapma teklifi üzerine adi ortaklık kurarak vergi mükellefi oldukları ve ortaklık kapsamında Picasso Yıkama isimli işyerini devir aldıkları, bu devre ilişkin şikâyetçinin şüpheli …’a 315.000,00 TL para ödediği, sonradan bu devrin 135.000,00 TL karşılığında gerçekleştiğinin anlaşıldığı ve şüphelinin şikâyetçiyi aldatarak fazladan para alıp haksız menfaat temin ettiği bununla birlikte, Türkçe bilmeyen şikâyetçiyi SGK için imza gerektiğinden bahisle notere götürerek tercüman çağrılmadan yüzde beş hissesinin diğer şüpheli olan … Uyanık’a devrinin sağlandığının iddia olunması karşısında; dosyada mevcut yazışmaların tercümesinin yaptırılarak incelenmesi, ilgili noterlikten devir işlemine dair belgelerin temin edilerek incelenip, devrin ne şekilde gerçekleştiği de belirlendikten sonra somut olayda dolandırıcılık suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken, eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Alanya 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 31.12.2021 tarihli ve 2021/4522 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.