YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3649
KARAR NO : 2023/1430
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/72 E., 2020/401 K.
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
SUÇ TARİHLERİ : 2007, 2008, 2009, 2010, 2011
HÜKÜMLER : Düşme, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, yokluğunda verilen hükme ilişkin gerekçeli karar katılan vekili sıfatıyla Av. …’ye tebliğ edilmiş ise de; bozma üzerine katılan vekili sıfatıyla Av. Sevde Akkaya’nın davaya katılma talebini içeren 24.02.2017 havale tarihli dilekçe sunmasından sonra UYAP üzerinden gönderdiği 17.08.2020 tarihli dilekçesiyle vekillik görevi son bulduğundan vekil kaydının silinmesini talep ettiği, söz konusu dilekçenin katılan kuruma 31.08.2020 tarihinde tebliğ edildiği, Av. … tarafından sunulan ve davaya katılma talebini içeren 16.03.2017 havale tarihli dilekçenin ise İstanbul Anadolu 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/72 Esas sayılı dosyasındaki başka bir sanığa ilişkin olarak sunulduğunun ve incelemeye konu dava ile ilgisi bulunmadığının dosya kapsamından anlaşılması karşısında, gerekçeli kararın katılan kurumun kendisine tebliği yerine vekil sıfatı bulunmayan avukata yapılan tebliğ işlemi usulsüz olduğundan 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bozma üzerine yapılan yargılamada, İstanbul Anadolu 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2020 tarihli ve 2027/72 Esas, 2020/401 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında
1. 2007 ve 2008 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşme,
2. 2009, 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat,
Kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığa atılı suçlar sübut bulduğu cihetle cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında 2007 Takvim Yılında Sahte Fatura Düzenleme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
2007 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçu için, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359 uncu maddesinin (b) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve suç tarihinden hüküm tarihine kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından düşme hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sanık Hakkında 2008, 2009, 2010 ve 2011 Takvim Yıllarında Sahte Fatura Düzenleme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1. 2008 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçu için Mahkemece zamanaşımı nedeniyle düşme hükmü kurulmuş ise de; dosyada 2008 yılının 11. ayına ait fatura mevcut olduğu cihetle, hüküm tarihinde zamanaşımı süresinin gerçekleşmediği anlaşılmakla birlikte, en aleyhe kabulle 31.12.2008 olan suç tarihinden sonra 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 11 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın yargılama konusu 2009, 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçları için, 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin (b) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin bozma öncesindeki 16.04.2014 tarihli mahkûmiyet hükümleri olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
A. Sanık Hakkında 2007 Takvim Yılında Sahte Fatura Düzenleme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2020 tarihli ve 2017/72 Esas, 2020/401 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında 2008, 2009, 2010 ve 2011 Takvim Yıllarında Sahte Fatura Düzenleme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2020 tarihli ve 2017/72 Esas, 2020/401 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2023 tarihinde karar verildi.