Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/4012 E. 2023/2737 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4012
KARAR NO : 2023/2737
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık
KARAR : İddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddi

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 10.11.2021 tarihli ve 2021/92230 Soruşturma, 2021/32739 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.12.2021 tarihli ve 2021/289 iddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii Bursa 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.12.2021 tarihli ve 2021/620 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 07.12.2021’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 28.03.2022 tarihli ve 2021/29025 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.05.2022 tarihli ve KYB-2022/49364 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.05.2022 tarihli ve KYB-2022/49364 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verilmesi gerektiğinin belirtildiği, anılan Kanun’un 170/2. maddesi “ Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü gereğince soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması durumunda Cumhuriyet savcısının kamu davası açması gerekeceği, somut olayda da Cumhuriyet savcısı tarafından toplanan delillerin kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturduğu kanaatiyle iddianame düzenlenmiş olduğu, mahkemesince şüphelinin üzerine atılı eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varıldığından ve bu suçtan yargılama yapma görevinin Asliye Ceza Mahkemelerine ait olduğundan, ayrıca bu suçun uzlaştırma kapsamında kalması nedeniyle uzlaştırma işlemlerinin de uygulanması gerektiğinden bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Kanun’un 174/2. maddesi uyarınca suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iade kararı verilemeyeceği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 170 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında hangi hallerde iddianamenin iadesine karar verilebileceği belirtilmiş, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise; “Suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez.
” şeklindeki düzenlenmeye yer verilmiştir.
3. Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.12.2021 tarihli ve 2021/289 iddianame değerlendirme sayılı kararı ile “…şüpheli hakkında kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kuramlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan iddianame düzenlendiği ancak iddianamede müştekilerin Uzay Telekominikasyon isimli işyerinden arandığının iddia edildiği, arayan kişinin kanun metninde belirtildiği üzere kendisini sigorta veya kredi kurumu çalışanı olarak tanıttığına ilişkin bir anlatımın bulunmadığı gibi, bahse konu işyerinin 158/-1-l kapsamındaki sigorta ve kredi kurumu olduğuna ilişkin bir tespitin de olmadığı, bu haliyle iddianamede şüphelinin müsnet eyleminin açık ve net bir şekilde 157/1 kapsamındaki dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ve bu suçun Asliye Ceza Mahkemesinin görev alanına girdiği, ayrıca bu suçun uzlaştırma kapsamında kalması nedeniyle uzlaştırma işlemlerinin de uygulanmadığı…” gerekçesiyle iddianamenin iadesine karar verilmiştir.
4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; 5271 sayılı Kanun’un 170 inci maddesinin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2021 tarihli ve 2021/92230 Soruşturma, 2021/32739 Esas sayılı iddianamesinde, şüphelinin 5000 TL’lik kredi çıktığı konusunda müştekileri aldatıp, müştekilerin hesabından kendi hesabına 125 TL tutarındaki parayı göndermelerini sağlayarak menfaat temin etmek suretiyle atılı dolandırıcılık suçunu işlediğinin belirtilmesi, 5271 sayılı Kanun’un 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, nitelendirmede hata yapıldığı ve eylemin basit dolandırıcılık suçunu oluşturması nedeniyle uzlaştırma kapsamında kaldığından bahisle iddianamenin iadesine karar verilemeyeceğinin anlaşılması ve yargılama sırasında eylemin 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrasındaki suçu oluşturduğu kanaate varılması halinde uzlaştırma işlemlerinin Mahkeme tarafından da yaptırılabileceği hususları birlikte değerlendirildiğinde, merciince itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet bulunmadığından, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Bursa 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.12.2021 tarihli ve 2021/620 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.04.2023 tarihinde karar verildi.