YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4490
KARAR NO : 2022/20822
KARAR TARİHİ : 21.12.2022
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme
HÜKÜM : Beraat
1)Sanığın 2013 ve 2014 takvim yıllarına ait defter, kayıt ve belgeleri süresinde ibraz etmeyerek atılı defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, İlk derece İstanbul Anadolu 31. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın atılı suçtan 213 sayılı Kanun’un 359/a-2 maddesi uyarınca mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine duruşma açılmadan, “Vergi Usul Kanunun 94. maddesi uyarınca mükellefiyeti bağlı olduğu vergi dairesince 31.12.2014 tarihinde re’sen terkettirilen mükellef sanığın, mernis sistemine kayıtlı ikamet adresine, defter belge isteme yazısının 21.05.2018 tarihinde 1. kez tebliğe çıkartıldığı, sanığın adreste bulunmaması gerekçesine dayalı tebliğ işleminin yapılamayıp, buna ilişkin tutanak düzenlendiği, akabinde Vergi Usul Kanunun 14 maddesi uyarınca münasip süre olarak kabul edilen asgari 15 gün geçmeden 25.05.2018 tarihinde ikinci kez tebliğe çıkartıldığı ve sanığın adreste bulunmamasından dolayı tebliğ evrakının ilgili vergi dairesinden alınabileceği şerhini içeren pusulanın kapıya yapıştırıldığı, bu şekilde yapılan tebligatın, münasip süre koşuluna uyulmadığı için usulsüz olduğu ve atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığı” gerekçesiyle beraatine karar verilmiş ise de; Vergi Usul Kanunu’nun 102. maddesinde düzenlenen tebliğ usulünde, ikinci tebligat için aranan münasip sürenin idarenin takdirinde olduğu; iki tebligat arasında 15 gün bulunması yönünde emredici hüküm bulunmadığı gözetilmeden, ilk derece mahkemesi tarafından verilen mahkumiyet kararı kaldırılarak, dosya kapsamına uymayan gerekçe ile sanığın beraatine karar verilmesi yasaya aykırı,
2)Hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 maddesinin 3,4,5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı CMK’nin 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmesine, 21.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.