YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4509
KARAR NO : 2023/6916
KARAR TARİHİ : 09.10.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/209 E., 2021/615 K.
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2015 tarihli ve 2015/241 Esas, 2015/410 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasının, şikâyetin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince düşmesine karar verilmiştir.
2. Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2015 tarihli ve 2015/241 Esas, 2015/410 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 27.02.2020 tarihli ve 2019/16007 Esas, 2020/2933 Karar sayılı kararı ile iddianameye konu aracın 12.09.2013 tarihinde 1 ay süreli olarak sanık tarafından yazılı sözleşme ile kiralandığı, süre sona ermesine rağmen dosya kapsamından anlaşıldığı üzere fiili kullanımın sözlü anlaşmaya istinaden devam ettiği, suçun işlenişinin kesilmediği ve kiralayan tarafın yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle noter aracılığı ile aracın iade ve teslimi için ihtarname keşide edildiği, 28.11.2014 tarihinde tebliğinin sağlandığı, şikâyetin ise 07.01.2015 tarihinde yapıldığı dikkate alındığında, hukuki kesintinin, 28.11.2014 olarak kabul edilerek şikâyetin yasal süresinin dolmadığı, bu sebeple kamu davasına devam edilmesi gerekirken, düşme kararı vermek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğu, gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.11.2021 tarihli ve 2020/209 Esas, 2021/615 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.05.2022 tarihli ve 11-2022/10416 sayılı onama görüşünü içeren tebliğnamesiyle dosya Dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi; araç kiralama sözleşmesinin sanık ile imzalandığına, sözleşme çerçevesinde kararlaştırılan kira bedelleri ödenmediği gibi aracın da iade edilmediğine, sanığın savunmasının aksine Ş.S. ile yapılmış bir kira sözleşmesi olmadığına, sanığın mahkûmiyeti yerine beraatine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, ruhsat sahibi Ö.C. olan ve katılanın yetkilisi olduğu … Gıda İnş. Teks. Nak. ve Mob. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin kullanımında bulunan 34 (..) (….) plaka sayılı aracı, 12.09.2013 tarihinde 1 ay süreyle kiraladığı halde, kira süresi sona ermesine rağmen iade etmediği iddiasıyla hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Sanık aşamalarda alınan savunmalarında; suça konu aracı arkadaşı Ş.S. ile birlikte 1 ay süreliğine kiraladıklarını, bu sürenin sonunda katılanın bilgisi dahilinde Ş.S.’nin aracı kullanmaya devam ettiğini beyan etmiştir.
3. Katılan … ve tanık olarak bilgisine başvurulan eşi Ö.A. ise beyanlarında; sanığın arkadaşı olan Ş.S. ile birlikte aracı kiraladıklarını, iki ay kadar kira bedelini ödediklerini, devamında kira bedelini ödemedikleri gibi telefonlara da cevap vermediklerini, sanığın bir süre sonra telefonla arayarak aracı Ş.S.’ye devrettiğini haber verdiğini, ancak kendilerinin sözleşmenin sanıkla imzalanması nedeniyle bu hususu kabul etmediklerini, Ş.S. ile yeni bir sözleşme yapılması gerektiğini bildirerek, sanıktan kira bedelini ödemesini veya aracı teslim etmesini talep ettiklerini söylemişlerdir.
4. Temyiz incelemesine konu Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli ve 2020/209 Esas, 2021/615 Karar sayılı kararı ile sanık savunması ve tanık beyanları bir bütün olarak değerlendirilerek sanık hakkında suça konu aracın sözleşme bitiminde katılanın bilgisi dahilinde Ş.S.’ye kiralandığı, sanığın üzerine atılı suç açısından kastının bulunmadığı gerekçesiyle beraat hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanığın üzerine atılı güveni kötüye kullanma suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı; aynı Kanun’un 253 üncü maddesinin yirmi birinci fıkrası ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34 üncü maddesi gereğince şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenden birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu 23.06.2020 tarihi ile uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporun uzlaştırma bürosuna verildiği 07.10.2020 tarihine kadar zamanaşımı süresinin durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
1. Sanık hakkında kiralanan aracı kira süresi bitmesine rağmen iade etmediği iddiasıyla güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinden bahisle açılan kamu davasında; sanığın 1 aylık süre sonunda katılan ve eşinin bilgisi dahilinde aracı arkadaşı Ş.S.’ye teslim ettiğini, kira sözleşmesinin bu kişi ile devam ettiğini savunmasına karşın, sözleşmenin sanık ile yapılmış olması, dosya kapsamında Ş.S. ile yapılan yeni bir sözleşmenin bulunmaması ve bu hali ile aracı teslim yükümlüğünün sanıkta olması karşısında, tüm unsurları itibarıyla sübut bulan güveni kötüye kullanma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken, beraatına hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Sanığa isnat edilen ve üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren güveni kötüye kullanma suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
3. Kabule göre de; beraat kararı verilirken hükmün gerekçesinde sanığın kastının bulunmadığı belirtildiği halde, uygulama maddesi olarak 5721 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi yerine (e) bendinin yazılması yasaya aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.11.2021 tarihli ve 2020/209 Esas, 2021/615 Karar sayılı kararında katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.10.2023 tarihinde karar verildi.