YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4670
KARAR NO : 2022/18551
KARAR TARİHİ : 07.11.2022
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
…
…
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 02.04.2014 tarih ve 2014/11284 Esas sayılı iddianamesi ile, müşteki …’ın milli tekvando sporcusu olduğu, 2005 yılından 2010 yılına kadar 5 yıl süre ile şüpheli …’nun işletmiş olduğu tekvando salonuna gittiği, müştekinin 2010 yılında Avrupa Şampiyonu olduğu, şampiyon olduktan sonra şüphelinin kendisine yönelik taciz niteliğindeki davranışları, spor salonundaki baskılarından bunaldığı için spor salonunu bırakarak İller Bankası Kulübü ile anlaştığı, bunun üzerine şüpheli …’nun müşteki …’ye ailesine zarar vereceğinden bahisle tehditlerde bulunduğu, müşteki …’nin kazandığı para ödülünden kendi rızası ile 50.000 TL’yi şüpheli …’a verdiği, 2010 yılı Aralık ayı içerisinde şüpheli …’nun müştekiyi lisansını vermek üzere spor salonuna çağırdığı, müşteki …’nin tek başına spor salonuna gittiği, spor salonunda müşteki ile şüpheli dışında kimsenin olmadığı, şüpheli …’ın spor salonunun giriş kapısını kilitleyerek müştekinin dışarı çıkmasını engellediği, böylece şüpheli …’ın müşteki …’nin bir yere gitmek veya bir yerde kalmak serbestisini ortadan kaldırmak suretiyle müştekiyi hürriyetinden yoksun kıldığı, müşteki …’nin senet alacaklısı olarak gözüken diğer şüpheli …’ı tanımadığı, bu kişi ile hiç bir hukuki ve ticari ilişkisinin olmadığını beyan ettiği, şüpheli …’ın ise, tanıştığında 16 yaşında olan müşteki ile arkadaş olup müştekinin ev alma talebini dile getirmesi üzerine ailesini tanımadığı müştekiye 130.000 TL borç para vermesinin hayatın olağan akışına uygun düşmediği, bu şekilde şüpheli …’nun, müşteki …’a karşı cebir ve tehdit kullanarak zorla senet imzalatıp daha sonra bu senedi diğer şüpheli …’a verdiği, …’ın da şüpheli …’na yardım ederek suça konu senedi icraya verdiği, böylece …’nun TCK’nin 148/2, 109/1, 53/1-2. maddesi, sanık …’ın ise TCK’nin 39/1. maddesi delaleti ile TCK’nin 148/2, 53/1-2. maddesi gereğince cezalandırılması istemi ile açılan kamu davasının yargılaması sonucunda, Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.06.2014 tarih ve 2014/4-2014/50 sayılı kararı ile “katılanın soyut iddiası dışında senedin zorla alındığına dair herhangi bir delil bulunmadığı, yine sanık …’ın senedin zorla alınması sırasında …’a yardım ettiği konusunda herhangi bir iddia ve isnadın bulunmadığı” gerekçesi ile sanıklar hakkında yağma ve yağma suçuna iştirak etme suçlarından CMK’nin 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine, aynı zamanda sanıkların eylemlerinin açığa imzanın kötüye kullanılması suçunu oluşturma ihtimali bulunduğundan suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği, sanıklar hakkında senet yağması suçundan verilen beraat kararlarının Yüksek Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 22.03.2018 tarih ve 2015/4672-2018/2098 sayılı ilamı ile onanması üzerine, sanıklar hakkında bu kez temyize konu davanın esasını oluşturan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 22.11.2018 tarih ve 2018/55333 Esas sayılı iddianamesi ile ”şüpheli …’nun, müştekiden almış olduğu 50.000 TL’yi yeterli bulmayarak ve müştekinin başka kulüplere geçişini engellemek amacıyla açığa imzalı boş senedi 130.000 TL’lik borç senedine dönüştürüp müşteki ile herhangi bir tanışıklığı olmayan diğer şüpheli …’a vermek suretiyle tahsil yoluna gittiği, bu şekilde şüphelilerin üzerlerine atılı açığa imzanın kötüye kullanılması suçunu işledikleri” iddiasıyla kamu davası açıldığı, iddianamede senedin zorla alındığına dair bir iddia bulunmayıp suç duyurusuna ilişkin sürecin anlatıldığı, Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.06.2014 tarih ve 2014/4-2014/50 sayılı beraat hükümlerinin de senedin ele geçiriliş biçimine ilişkin olup, somut olayda aynı fiil nedeniyle, aynı sanıklar için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava bulunmadığı, dolayısıyla 5271 sayılı CMK’nin 223/7. maddesinde öngörülen davanın reddi koşullarının gerçekleşmediği kabul edilerek tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanıklar müdafilerinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1) Suça konu senedin boş olarak verilmiş olduğunun katılan tarafından ifade edildiği hususu gözetildiğinde; senet unsurlarının başlangıçta tam olmadığı için eylemin TCK’nin 207. maddesinde düzenlenen özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında hataya düşmek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçundan hükümler kurulması,
2) Suç tarihinin, suça konu senedin icra takibine konu edilmek suretiyle kullanıldığı “25.09.2013” tarihi olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığında “07.01.2014” şeklinde yanlış yazılması,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5271 sayılı CMK’nin 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmesine, 07.11.2022 tarihinde üye …’ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
KARŞI OY
Sanıklar hakkında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 02.04.2014 tarih ve 2014/11284 Esas sayılı iddianamesi ile, müşteki …’ın milli tekvando sporcusu olduğu, 2005 yılından 2010 yılına kadar 5 yıl süre ile şüpheli …’nun işletmiş olduğu tekvando salonuna gittiği, müştekinin 2010 yılında Avrupa Şampiyonu olduğu, şampiyon olduktan sonra şüphelinin kendisine yönelik taciz niteliğindeki davranışları, spor salonundaki baskılarından bunaldığı için spor salonunu bırakarak İller Bankası kulübü ile anlaştığı, bunun üzerine şüpheli …’nun müşteki …’yi ailesine zarar vereceğinden bahisle tehditlerde bulunduğu, müşteki …’nin kazandığı para ödülünden kendi rızası ile 50.000 TL’yi şüpheli …’a verdiği, 2010 yılı aralık ayı içerisinde şüpheli …’nun müştekiyi lisansını vermek üzere spor salonuna çağırdığı, müşteki …’nin tek başına spor salonuna gittiği, spor salonunda müşteki ile şüpheli dışında kimsenin olmadığı, şüpheli …’ın spor salonunun giriş kapısını kilitleyerek müştekinin dışarı çıkmasını engellediği, böylece şüpheli …’ın müşteki …’nin bir yere gitmek veya bir yerde kalmak serbestisini ortadan kaldırmak suretiyle müştekiyi hürriyetinden yoksun kıldığı, müşteki …’nin senet alacaklısı olarak gözüken diğer şüpheli …’ı tanımadığı, bu kişi ile hiç bir hukuki ve ticari ilişkisinin olmadığını beyan ettiği, şüpheli …’ın ise, tanıştığında 16 yaşında olan müşteki ile arkadaş olup müştekinin ev alma talebini dile getirmesi üzerine ailesini tanımadığı müştekiye 130.000 TL borç para vermesinin hayatın olağan akışına uygun düşmediği, bu şekilde şüpheli …’nun, müşteki …’a karşı cebir ve tehdit kullanarak zorla senet imzalatıp daha sonra bu senedi diğer şüpheli …’a verdiği, …’ın da şüpheli …’na yardım ederek suça konu senedi icraya verdiği, böylece …’nun TCK’nin 148/2, 109/1, 53/1-2. maddesi, sanık …’ın ise TCK’nin 39/1. maddesi delaleti ile TCK’nin 148/2, 53/1-2. maddesi gereğince cezalandırılması istemi ile açılan kamu davasının yargılaması sonucunda, Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.06.2014 tarih ve 2014/4-2014/50 Esas ve Karar sayılı kararı ile sanıkların yağma ve yağma suçuna iştirak etme suçlarından beraatlerine karar verildiği, sanıklar hakkında senet yağması suçundan verilen beraat hükümlerinin Yüksek Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 22.03.2018 2015/4672-2018/2098 Esas ve Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, akabinde suç duyurusunda bulunulması üzerine suç vasfında değişiklik yapılarak açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan açılan temyize konu davanın 5271 sayılı CMK’nin 223/7. maddesi gereğince aynı fiil nedeniyle aynı sanıklar için önceden verilmiş bir hüküm bulunması nedeniyle mükerrer olduğu gerekçesi ile kamu davasının reddine karar verilmesi gerektiği yönünde bozulması kanaatinde olmam nedeniyle Dairemizin oy çokluğu ile verdiği aksi yöndeki görüşüne iştirak etmiyorum.
…
Muhalif Üye