YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4997
KARAR NO : 2023/318
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/204 E., 2021/471 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 11.Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.10.2014 tarihli ve 2013/339 Esas, 2014/226 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılanlar … ve …’ya yönelik eylemleri nedeniyle kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle dolandırıcılık suçundan, iki kez 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 nci maddesin ikinci fıkrasının yollamasıyla aynı Kanunun 158 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bakırköy 11.Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.10.2014 tarihli ve 2013/339 Esas, 2014/226 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 11.03.2021 tarihli ve 2017/32468 Esas, 2021/2890 Karar sayılı kararı ile sanığın eylemlerinin, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 158/1-L maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturuyor olsa da, suç tarihi itibariyle sanık lehine olan 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamındaki TCK’nın 157. maddesinde düzenlenen “basit dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu gerekçesiyle suç vasfından bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine Bakırköy 11.Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2021 tarihli ve 2021/204 Esas, 2021/471 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılanlar … ve …’ya yönelik eylemleri nedeniyle dolandırıcılık suçundan, iki kez 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, fazla ceza tayinine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanlar Ebru ve Tuğba’nın, arkadaşları Merve vasıtasıyla kendisini İSKİ’de çalışan “Sezer Şimşek” olarak tanıtan sanığın, kuruma memur alınacağını ve bu hususta kendisinin kontenjanının bulunduğunu söyleyerek katılanlardan işe sokma vaadi ile dosya masrafı adı altında para talep ettiği, katılanların sanığın Yapı Kredi Bankası Sultanbeyli Şubesinde bulunan hesabına 644.TL ve 264.TL para gönderdikleri, daha sonra sanığa ulaşamadıkları, bu surette sanığın haksız menfaat temin ettiği anlaşılmaktadır.
2. Sanık aşamalarda alınan savunmalarında özetle, suçlamaları inkar ederek, katılanları tanımadığını, ancak beyanlarda geçen Sezer Şimşek’in yanında çalışan eleman olması nedeniyle tanıdığını, bu eylemler söz konusu ise Sezer Şimşek’in yaptığını, hesabına gönderilen paralardan da haberinin olmadığı şeklinde savunmada bulunduğu anlaşılmıştır.
3. Katılanlar … ve … aşamalarda alınan beyanlarında özetle, arkadaşları Merve Gülünay vasıtasıyla kendisini Sezer Şimşek olarak tanıtan ve İSKİ de çalıştığını söyleyen sanığın, kuruma memur alınacağını ve bu hususta kendisinin de kontenjanının bulunduğunu öğrenmeleri üzerine işe girmek istediklerini belirttikleri, bunun üzerine sanığın dosya masrafı adı altında para talep etmesi üzerine Yapıkredi Bankası Sultanbeyli şubesinde bulunan hesabına 644,00 TL ve 264,00 TL’şer para gönderdikleri, ancak daha sonra sanığa ulaşamadıkları şeklinde beyanda bulundukları anlaşılmıştır.
4. Tanık İ. G. bozma öncesi kovuşturma aşamasında alınan anlatımında özetle; kızı Merve Gülünay’ın da dava konusu olaydaki gibi dolandırıldığını, katılan …’nun arkadaşının kızı olduğunu, sanığı tanımadığını, ancak bir kez telefonda konuştuğunu, kızının arkadaşının sanık …’den bahsettiğini ve kendisini işe sokacağını, isterse kızına da yardımcı olabileceğini söylemesi üzerine kızı Merve’nin kendisini Sezer olarak tanıtan sanık ile irtibata geçtiğini, sanığın kendilerinden dosya masrafı adı altında para talep ettiğini, güvenlerini kazanmaları üzerine tanıdığı başka kişileri de işe sokabileceğini söylemesi üzerine arkadaşı olan katılan …’nun babası Nurettin’i aradığını, sanığın kızını da işe sokabileceğini söylemesi üzerine sanığın telefon numarasını verdiğini, para istediğini söylemesi üzerine kendilerinin de verdiğini söylediğini, daha sonra sanığın ortadan kaybolduğu şeklinde anlatımda bulunduğu anlaşılmıştır.
5. Sanığın Yapı Kredi Bankası Sultanbeyli Şubesinde bulunan hesabına ait hesap hareketleri dosya arasına alınmış, katılanlar tarafından sanığa gönderilen havalelere ilişkin banka dekontları şikayet dilekçeleri ekinde katılanlar tarafından dosyaya sunulmuştur.
6. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, katılanların uzlaşmayı kabul etmedikleri ve sanığa yapılan tebligata rağmen ulaşılamadığından uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmıştır.
7. Mahkemece, sanık …’in suçtan kurtulmaya yönelik soyut savunmaları, katılan beyanları, tanık anlatımları, uzlaşmanın sağlanamadığına dair uzlaştırma raporu, banka hesap hareketleri ve tüm dosya kapsamı ile sabit görülen dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına ilişkin temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında alt sınırdan ceza tayin edilmiş olması nedeniyle, fazla ceza tayinine yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
2. Bakırköy 11.Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2021 tarihli ve 2021/204 Esas, 2021/471 Karar sayılı kararında, sanığın, katılanlara kendisini İSKİ’de çalışan kamu görevlisi olarak tanıtıp, çalıştığı kurumda memur olarak işe alacağından bahsederek iş ayarlaması yönünde hareket ettiği, dosya masrafı adı altında haksız menfaat temin ederek dolandırıcılık suçunu işlemesi nedeniyle mahkumiyet hükmü verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
4. Gerekçeli karar başlığında dolandırıcılık suçu yönünden “18.10.2012” şeklinde hatalı yazılan suç tarihinin, “28.07.2011” olarak mahallinde düzeltilmesi; 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 11.Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2021 tarihli ve 2021/204 Esas, 2021/471 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.