YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5273
KARAR NO : 2022/20356
KARAR TARİHİ : 13.12.2022
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
…
5271 sayılı CMK’nin 231/8-son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 18.01.2012 tarihinden, denetim süresi içinde sanık … yönünden ikinci suçun işlendiği 11.09.2012 tarihine, sanık … yönünden ikinci suçun işlendiği 06.01.2014 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanıkların, mağdur … ile fayans almak üzere anlaşıp karşılığında suça konu keşideci katılan …’ın aracından boş halde çalınan 14.352 TL bedelli çeki verdiği, mağdur …’ın fayansları sanıklara teslim etmeden önce çeki bankaya sorması üzerine çalıntı olduğunu öğrendiği, sanıkların polisler tarafından yakalandıkları esnada 13.03.2009 tarihli olay yakalama ve zaptetme tutanağında da yer aldığı üzere polisleri gören sanık …’un 14.900 TL bedelli keşideci katılan …’nun aracından boş halde çalınan çeki yere attığı, sanıkların bu şekilde üzerlerine atılı suçları işledikleri iddia ve kabul olunan somut olayda;
I) Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Gerekçeli karar başlığında 18.01.2009 – 26.01.2009 olarak yanlış yazılan suç tarihinin, 13.03.2009 olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafiin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
II) Sanıklar … ve … hakkında nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs, sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
A) Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden;
Sanığın, suça konu çeki satmış olduğu üzümler karşılığında sanık …’dan aldığı yönündeki savunması, sanığın bu savunmasının sanık … tarafından doğrulanması, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine hükmedilmesi,
B) Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden;
Sanığın keşidecisi … olan 14.352 TL bedelli çekle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında polis memurlarınca yakalandığı sırada keşidecisi katılan … olan 14.900 TL bedelli çalıntı çeki yere atması nedeniyle nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçunu işlediğinin iddia ve kabul edildiği olayda; sanığın eyleminin suçun işlenmesine elverişli icra hareketleri olarak değerlendirilemeyeceği ve sanığa yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyla oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraatine yerine mahkumiyetine hükmedilmesi,
C) Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümler yönünden;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli, 2013/11-397 Esas ve 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nin “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik” suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişinin de haksızlığa uğrayıp suçtan zarar görmesi halinde dahi suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, düzenleme ve kullanma eylemlerinin resmi belgede sahtecilik suçunda seçimlik hareketlerden olması ve aynı suç işleme kararıyla ve aynı anda düzenlenen belgelerle ilgili olarak tek bir suçtan hüküm kurulması gerekeceği, buna karşın, aynı suç işleme kararıyla fakat değişik zamanlarda düzenlenen belgelerle ilgili olarak yine tek bir suçtan hüküm kurulup, aynı Kanun’un 43. maddesi gereğince zincirleme suç hükümleri gereğince cezanın arttırılması gerektiği, farklı suç işleme kastının bulunduğunun ispatı halinde her bir eylemin ayrı bir suç oluşturacağı dikkate alınarak somut olay incelendiğinde; suça konu 14.352 TL ve 14.900 TL bedelli çeklerin farklı tarihte düzenlendiğine dair delil bulunmaması nedeniyle sanığın eylemin tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu ve sahte belge çeşitliliğinin TCK’nin 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınabileceği gözetilmeden, iki ayrı resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık … ve sanık … madafiin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 13.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…