YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5538
KARAR NO : 2023/1457
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/444 E., 2021/1157 K.
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 16.05.2011 tarihli ve 2011/960 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca Manavgat Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. Manavgat (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.11.2012 tarihli ve 2011/520 Esas, 2012/1032 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanunun 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 3.000,00 TL hapisten çevrili ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2012 tarihli ve 2011/85 Esas, 2012/103 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 28.02.2019 tarihli ve 2019/1246 Esas, 2019/1470 Karar sayılı kararı ile sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün uzlaştırma kurumunun uygulanması için bozulmasına karar verilmiştir.
4. Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2019 tarihli ve 2019/402 Esas, 2019/1073 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uzlaştırmanın sağlanamaması üzerine güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 3.000,00 TL hapisten çevrili ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5. Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2019 tarihli ve 2019/402 Esas, 2019/1073 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 16.12.2020 tarihli ve 2020/2391 Esas, 2020/12380 Karar sayılı kararı ile sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi için bozulmasına karar verilmiştir.
6. Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2021 tarihli ve 2021/444 Esas, 2021/1157 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında takdiren basit yargılama usulünün uygulanmamasına karar verilerek güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 3.000,00 TL hapisten çevrili ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
7. Tebliğnamede, hükmün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi asgari ücretle çalışmasına karşın, hakkındaki hükmün paraya çevrilmesi nedeniyle bozulması isteğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Manavgat sanayisinde mobilya imalatçılığı yapan katılanın, aynı yerde Taş Kereste adlı iş yerinde çalışan sanığa iki günlüğüne kullanması için 07 JN…. plaka sayılı aracını emaneten 02.04.2011 tarihinde teslim ettiği halde sanığın aracı iade etmeyerek Yozgat ili Sorgun ilçesine taşındığı ve katılanın 05.04.2011 tarihli şikayeti neticesinde aracın sanığın ikametgahının önünde bulunarak 20.04.2011 tarihinde katılana teslim edildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık aracı tanık M. A.’nın katılandan haricen satın alarak kendisine sattığı yönünde savunmada bulunmuştur.
3. Katılan ise aracını satmadığını, iki günlüğüne emaneten sanığa verdiğini ifade etmiştir.
4. Aracın satın alındığına dair tanık olarak gösterilen N. B. ve M. B. ise arabanın satışına dair herhangi bir bilgi ve görgülerinin olmadığını beyan etmişlerdir.
5. Trafik Tescil Şube Müdürlüğünün cevabi yazısına göre suça konu aracın tescil kaydının katılan adına olduğu ve devredilmediği belirlenmiştir.
6. Mahkemece sanığın savunmasına itibar edilmeyerek kendisine emaneten bırakılan aracı vaktinde teslim etmeyerek kendisinin yararına kullanmaya devam ettiği ve devir olduğunu inkar ettiği, katılanın da şikayetçi olduğu, usulüne uygun gerçekleştirilen uzlaştırma kurumuna rağmen uzlaştırmanın da sağlanamadığı gerekçeleriyle sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen bozma öncesi kurulan hükmün yalnızca sanık tarafından temyiz edilmesi nedeniyle 100,00 TL adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 4 eşit taksit halinde ödenmesine karar verilmesi yönünde kazanılmış hakkı bulunduğu gözetilmeden, bozma sonrası hükmedilen 80,00 TL adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine yer olmadığına karar verilmesi hususu dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Manavgat 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2021 tarihli ve 2021/444 Esas, 2021/1157 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından taksitlendirme yapılmasına yer olmadığına dair bölümün çıkarılarak yerine “Sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının miktarı ile sanığın ekonomik ve şahsi halleri dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince takdiren birer aylık eşit taksitler halinde 4 ayda tahsil edilmesine” ibaresinin yazılması suretiyle, hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2023 tarihinde karar verildi.