Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/5666 E. 2023/5448 K. 21.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5666
KARAR NO : 2023/5448
KARAR TARİHİ : 21.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Sahte fatura kullanma, defter kayıt ve belgeleri gizleme
HÜKÜMLER : Düşme, beraat

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin, 01.03.2021 tarihli ve 2017/16084 Esas, 2021/1975 Karar ile 01.03.2021 tarihli ve 2017/10858 Esas, 2021/1991 Karar sayılı bozma kararları üzerine; İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2022 tarihli ve 2021/532 Esas, 2022/140 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2009 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca olağanüstü zamanaşımının dolduğundan bahisle düşme; defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; usul ve yasaya aykırı olarak verilen kararların bozulmasına ilişkindir.

III. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında 2009 Takvim Yılında Sahte Fatura Kullanma Suçundan Kurulan Düşme Hükmü Yönünden
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü; dosya kapsamına göre, 25.10.2009 olan suç tarihinden hüküm tarihine kadar olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleştiği belirlenmiştir.
B. Sanık Hakkında Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
1. Gerekçeli karar başlığında 2008-2009 yılları olarak eksik belirtilen suç tarihinin, defter kayıt ve belgeleri gizleme suçu yönünden, 21.05.2013 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin (a) bendinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü; aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanık hakkındaki 20.02.2014 tarihli mahkûmiyet hükmü olduğu ve bu tarihten hüküm tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği gözetilmeden, sanık hakkında beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR
A. Sanık Hakkında 2009 Takvim Yılında Sahte Fatura Kullanma Suçundan Kurulan Düşme Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2022 tarihli ve 2021/532 Esas, 2022/140 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2022 tarihli ve 2021/532 Esas, 2022/140 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.06.2023 tarihinde karar verildi.