YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5799
KARAR NO : 2023/4224
KARAR TARİHİ : 22.05.2023
MAHKEMELERİ : İstanbul Anadolu 5. ve 7. Sulh Ceza Hakimlikleri
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
KARARLAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü ve reddi kararları
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 31.05.2022 tarihli ve 2021/565 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2022 tarihli ve KYB-2022/82221 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2022 tarihli ve KYB-2022/82221 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“1-İstanbul Anadolu 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 22/10/2019 tarihli ve 2018/6896 değişik iş sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;
İstanbul Anadolu 7. Sulh Ceza Hâkimliğince, şüphelilerin ifadelerinin alınması ve tanık … …’un dinlenerek sonucuna göre değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle itirazın kabulü ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun’un 71. maddesi ile değişik 173/3. maddesinde yer alan, “Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder…” şeklindeki düzenleme karşısında, Sulh Ceza Hâkimliğince soruşturmanın genişletilmesi kararı verilmesi ve Cumhuriyet savcılığınca söz konusu bu hususlarla ilgili eksiklikler giderildikten sonra şüpheli hakkında itirazla ilgili bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, doğrudan kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesinde,
2-İstanbul Anadolu 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 20/07/2020 tarihli ve 2020/4284 değişik iş sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;
İstanbul Anadolu 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 22/10/2019 tarihli ve 2018/6896 değişik iş sayılı kararının yukarıda anılan gerekçe dikkate alındığında soruşturmanın genişletilmesi kararı verilmesi ve Cumhuriyet savcılığınca söz konusu bu hususlarla ilgili eksiklikler giderildikten sonra şüpheli hakkında itirazla ilgili bir karar verilmesi gerektiği cihetle, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yeniden yapılan soruşturma sonunda 16/06/2020 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Cumhuriyet savcılığı tarafından ilgili eksiklikler giderildikten sonra daha önceden soruşturmanın genişletilmesine karar veren merciince itirazla ilgili bir karar verilmesi gerektiği, kesin nitelikteki İstanbul Anadolu 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 22/10/2019 tarihli ve 2018/6896 değişik iş kararının olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma yolu ile bozulmadan yeniden verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine karar verilmesinin hukuka uygun olmadığı anlaşıldığından, anılan gerekçe ile itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
İncelenen dosya içeriğine göre; İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/161318 Soruşturma ve 2016/97556 Karar sayılı dosyasının denetime olanak verecek şekilde dosya içerisinde bulundurulmadığı anlaşılmakla, kanun yararına bozma incelemesine esas olmak üzere belirtilen soruşturma dosyası aslının getirtilmesinden sonra, soruşturma dosyasının geri gönderilmek kaydıyla, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle, 22.05.2023 tarihinde karar verildi.