YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6046
KARAR NO : 2023/3151
KARAR TARİHİ : 25.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.12.2012 tarihli ve 2011/764 Esas, 2012/1158 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü, 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddelerin birinci fıkraları, 63 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.12.2012 tarihli ve 2011/764 Esas, 2012/1158 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21. Ceza Dairesinin 10.03.2016 tarihli ve 2015/6522 Esas, 2016/2293 Karar sayılı kararı ile “1-Belgede sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri … ait olduğu cihetle, mahkumiyet hükmünün konusunu teşkil eden emanette kayıtlı suça konu bonoların celp edilip incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, unsurlarının tam olup olmadığının, aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve belge aslının denetime olanak verecek şekilde dosya içinde konulması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-5237 sayılı TCK’nun 43/1. maddesine göre “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda” zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup, aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı cihetle, suça konu bonoların sanık tarafından şikayetçi …’a aynı anda mı yoksa farklı zamanlarda mı verildiğinin, yine suça konu bonoların aynı anda mı yoksa farklı zamanlarda mı düzenlendiğinin şikayetçi … ve sanığa sorularak tespit edilmesi ve sonucuna göre zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi, uygulanmaması halinde ise birden çok sahte belgenin düzenlenmesi/kullanılması olgusunun aynı Yasa’nın 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında nazara alınabileceği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.05.2017 tarihli ve 2016/307 Esas, 2017/472 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve bu karar itiraz edilmeksizin 16.06.2017 tarihinde kesinleşmiştir.
4. Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2021 tarihli ve 2020/548 Esas, 2021/420 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, zamanaşımı süresinin gerçekleştiğine, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece; sanığın, mağdurun iş yerinde pazarlama elemanı olarak çalıştığı dönemde, satışı yapılan bir kısım ürünlerin parasını mağdura vermeyip yerine suça konu 1.000, 3.000 ve 3.500 TL bedelli bonoları verdiği, söz konusu bonoların ödeme tarihlerinde ödemede bulunulmaması üzerine mağdurun bonolarda borçlu görünen kişiler ile görüştüğünde bonoların üzerindeki imza ve yazıların onlara ait olmadığını öğrendiği, bu şekilde sanığın bonoları sahte olarak tanzim edip aynı anda mağdura teslim etmek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinden cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Sanığın üzerine atılı suçlamayı tevilli olarak ikrar ettiği belirlenmiştir.
3. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, yazı ve imza incelemesine ilişkin bilirkişi raporu, mağdurun ve tanık A.K.nin beyanları, suça konu bonoların asılları ve sanığın adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 16.06.2017 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 28.10.2019 tarihine kadar dava zamanaşımı süresinin durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
1. Zamanaşımı süresinin gerçekleştiğine ilişkin temyiz isteği yönünden; yargılamaya konu resmi belgede sahtecilik suçu için öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresini kesen ve durduran sebeplere nazaran 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmediği anlaşılmış; sübuta ilişkin temyiz isteği yönünden Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamış; lehe olan hükümlerin uygulanmadığına ilişkin temyiz isteği yönünden; 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle yeniden ele alınıp açıklanmasına karar verilirken, aynı maddenin on birinci fıkrası uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması gerektiği, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirilerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesinin mümkün olduğu, kendisine herhangi bir yükümlülük yüklenmeyen sanığın, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklanması durumunda ise erteleme ve seçenek yaptırımlara çevirme imkanı bulunmadığından, dosya kapsamında kendisine herhangi bir yükümlülük yüklenmediği anlaşılan sanığın, hakkındaki hükmün aynen açıklanması suretiyle, lehine olacak şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme ve seçenek yaptırımlara çevirme hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanığın suça konu üç adet bonoyu mağdura aynı anda vermesi nedeniyle temel cezanın belirlenmesi sırasında 5237 sayılı Kanun’un 61 … maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2021 tarihli ve 2020/548 Esas, 2021/420 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden, eleştirilen husus dışında, herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2023 tarihinde karar verildi.