YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6350
KARAR NO : 2023/4986
KARAR TARİHİ : 08.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Atatürk’ün hatırasına alanen hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çeşme 1. Asliye Ceza Mahkemesinin,18.07.2013 tarihli ve 2013/334 Esas, 2013/605 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında Atatürk’ün hatırasına alenen hakaret suçundan, 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun’un (5816 sayılı Kanun) 1 ve 2 nci maddeleri ve 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca verilen 1 yıl 3 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar 10.09.2013 tarihinde kesinleşmiştir.
Sanığın denetim süresi içerisinde 08.02.2014 tarihinde işlemiş olduğu trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan verilen 1.500,00 TL adli para cezasının kesinleşmesi üzerine hükmün açıklanması amacıyla mahkemeye ihbarda bulunulmuştur.
2. Çeşme 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.11.2015 tarihli ve 2015/513 Esas, 2015/689 Karar sayılı kararı ile denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklanmasına ve sanık hakkında Atatürk’ün hatırasına alenen hakaret suçundan, 5816 sayılı Kanun’un 1 ve 2 nci maddeleri ve 5237 sayılı Kanun’un 62, 51 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Çeşme 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.11.2015 tarihli ve 2015/513 Esas, 2015/689 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 11.02.2021 tarihli ve 2020/5074 Esas, 2021/1371 Karar sayılı kararı ile “… denetim süresi içinde yeniden suç işlemesi nedeniyle CMK’nin 231/11. maddesi uyarınca hakkındaki hükmün açıklanması sırasında ilk hükmün açıklanması ile yetinilmesi gerektiği ve hükmolunan cezanın seçenek yaptırımlara çevrilemeyeceği gözetilmeden hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine” karar verilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Çeşme 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.11.2021 tarihli ve 2021/117 Esas, 2021/649 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında Atatürk’ün hatırasına alenen hakaret suçundan, 5816 sayılı Kanun’un 1 ve 2 nci maddeleri ve 5237 sayılı Kanun’un 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; savunma hakkının kısıtlandığına, yeterli delil bulunmadığına, fazla ceza verildiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde alkollü olan sanığın evinin bulunduğu sitenin bahçesinde sinkaflı sözlerle Atatürk’ün hatırasına alenen hakaret ettiği anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmasında, olay tarihinde alkollü olduğunu, alkol aldığı zamanlarda bilincini kaybettiğini, ancak iddia edildiği gibi devlet büyüklerine hakaret etmediğini, ifade etmiştir.
3. Tanık … beyanında, olay günü aynı sitede ikamet ettiği ve daha önceden tanıdığı … isimli şahsın alkol aldığında kendisine küfretmesinin dışında Atatürk’e, Cumhurbaşkanı’na ve Başbakan’a da ağza alınmayacak şekilde ana avrat sinkaflı küfürlerde bulunduğunu, ifade etmiştir.
4. Tanık Ü.Ç. beyanında, sanık ile aynı sitede oturuduklarını, sanığın alkol aldığında Atatürk’e ve Cumhurbaşkanı ile Başbakan’a karşı küfür içerikli sözler söylediğini duyduğunu beyan etmiştir.
5. Tanıklar ….’nin de beyanlarında, benzer şekilde iddiaların doğru olduğunu ifade etmişlerdir.
6. Bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğu kabul edilerek mahkumiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 10.09.2013 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 08.02.2014 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
1. Sanık müdafiinin vekilliği üstlendiği 12.10.2011 tarihli ilk celsede mesleki mazeretini sunduğu, aynı zamanda sanığın ikamet adresinde bulunan mahkemeye talimat yazılmasını talep ederek talimat duruşmasında sanığı hazır edeceğini beyan ettiği, sanık müdafiinin mesleki mazeretinin kabul edildiği, ancak talimat yazılmadığı, 23.11.2011 tarihli celsede ise sanık müdafiinin yine mesleki mazereti ile birlikte ısrarla sanığın ikametgah adresine talimat yazılmasını talep ettiği, mahkeme tarafından sanık müdafiinin mazereti kabul edilmesine rağmen sanık hakkında savunmasının alınması amacıyla yakalama kararı çıkarılarak duruşmanın 30.11.2011 tarihine ertelendiği, 24.11.2011 tarihinde yakalama kararına istinaden sanığın savunmasının alındığı, 30.11.2011 tarihli karar duruşmasından önce sanık müdafiinin mesleki mazeretini belgeleyerek esas hakkındaki mütalaaya ilişkin savunma yapmak üzere süre talebinde bulunduğu, ancak mahkemece sanık müdafinin mazeret talebinin reddi ile sanığın mahkumiyetine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 197 nci maddesi, delillere erişme ve savunma hazırlama imkanları itibariyle çekişmeli yargılamanın gereği olan “silahların eşitliği” ilkesi ve Anayasanın 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddeleri ile teminat altına alınan … yargılanma ilkesi dikkate alınarak; sanık müdafiinin mazeretinin kabulü ile savunma yapma imkanı tanındıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken, mazeret dilekçesi sunup duruşmanın ertelenmesini ve esas hakkındaki mütalaaya karşı süre isteyen sanık müdafiinin talebi reddedilerek yargılamaya yokluğunda devam edilip hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2. Suç tarihinin 12.06.2011 olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığında “2011” şeklinde eksik yazılması,
Nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çeşme 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.11.2021 tarihli ve 2021/117 Esas, 2021/649 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.06.2023 tarihinde karar verildi.