YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6579
KARAR NO : 2023/2760
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2014/534 Esas, 2015/231 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin birinci fıkrası,62 nci, 52 nci maddesi ve 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca 5 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Antalya 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2014/534 Esas, 2015/231 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 23.09.2020 tarihli ve 2020/4279 Esas, 2020/8861 Karar sayılı kararı ile :
“Sanığa yüklenen güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, hükümden sonra , 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu..”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine Antalya 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2022 tarihli ve 2020/600 Esas, 2022/251 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci maddesi ve 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca 5 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 25.07.2022 tarihli, 2022/87970 sayılı ve güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükmün bozulması gerektiği görüşünü içeren tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık gerekçesiz olarak hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın katılandan kiraladığı aracı kiralama süresi bittiği halde katılana teslim etmeyerek üzerine atılı bulunan güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddiasıyla hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Sanık atılı suçu işlemediğini belirterek inkara yönelik savunmada bulunmuştur.
3. Katılanın zararı giderilmediği için uzlaşma sağlanamamıştır.
4. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; sanığın üzerine atılı güveni kötüye kullanma suçunun unsurları itibariyle oluştuğu kanaatine varılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Mahkemece 17.06.2021 tarihli duruşmada takdiren basit yargılama usulünün uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş olmakla, tebliğnamedeki basit yargılama usulü yönünden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
2.Sanığın tekerrüre esas alınan Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/149 Esas ve 2013/550 Karar sayılı ilamına konu 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla, bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırıldıktan sonra sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2022 tarihli ve 2020/600 Esas, 2022/251 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.