Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/6588 E. 2023/3299 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6588
KARAR NO : 2023/3299
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine göre bilinen en son adreste tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde yer alan adresi araştırılarak buraya tebligat yapılması, bulunmaması halinde kendisine daha önce kanuni usullere göre tebligat yapılmış olması şartı ile aynı adrese anılan Kanun’un 35 inci maddesine göre tebligat yapılması, daha önce kendisine tebligat yapılan adresin olmaması halinde ise, adres araştırması ile yeni adres tespitine çalışılıp bulunamaması halinde ilanen tebligat yapılması gerektiği, sanığın yokluğunda verilen hükmün, duruşmada beyan ettiği adresine çıkartıldığı, adreste tanınmadığından tebliğ edilmeksizin iadesi üzerine, UYAP sisteminde yurt içi ikametgah adresi olarak görünen iki ayrı adrese çıkartıldığı, her ikisinden de tebliğ edilmeksizin iadesi üzerine, daha önce usulüne uygun yapılmış bir tebligat da bulunmamasına rağmen en son tebliğe çıkarılan yurt içi ikametgah adresine, Tebligat Kanunu’nun 35 inci maddesine göre yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu, sanığın öğrenme üzerine temyizinin süresinde olduğu anlaşılmakla;
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.06.2014 tarihli ve 2009/698 Esas, 2014/291 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birnci fıkrası ve 53, 52, 50 ve 53 üncü maddeleri uyarınca hapisten çevrilen 7300,00 TL ve doğrudan 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması ve ceza zamanaşımı sürelerinin dikkate alınarak verilen mahkumiyet hükmünün bozulması talebine ilişkindir.

III.GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu dolandırıcılık eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Sanığın üzerine atılı “dolandırıcılık” suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle mahkemece dosyanın uzlaştırmacıya tevdi edildiği, ilk uzlaştırma teklifinin yapıldığı 09.03.2017 tarihinden uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporunun uzlaştırma bürosuna verildiği 30.03.2017 tarihine kadar Ceza Muhakemesi Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34 üncü maddesi uyarınca dava zamanaşımının durduğu belirlenmiştir.
3. 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, 26.02.2007 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, … sürelerin de eklenmesi ile 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.06.2014 tarihli ve 2009/698 Esas, 2014/291 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.04.2023 tarihinde karar verildi.