Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/6645 E. 2023/4329 K. 24.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6645
KARAR NO : 2023/4329
KARAR TARİHİ : 24.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2009 tarihli ve 2008/237 Esas, 2009/455 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 ve 52 nci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Kararın katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 27.11.2013 tarihli ve 2012/17350 Esas, 2013/18600 Karar sayılı kararı ile, sanığın, … Gıda isimli şirketi temsile yasal olarak yetkili olmadığı halde, katılana 17.11.2006 tanzim tarihli 79.500 TL bedelli bonoyu yanlış adresle düzenleyerek verdiğinin anlaşılması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi açısından; … Gıda A.Ş. ve … Tekstil A.Ş. yetkili müdürü E. Ö.’nün tanık sıfatı ile dinlenilerek, katılan ile şirket arasında ticari ilişkinin bulunup bulunmadığı böyle bir ilişki var ise yetkilisi olduğu şirket adına sanığa bono düzenlemesi hususunda yetki verilip verilmediği sorulup katılanın ne şekilde aldatıldığı tespit edilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, kabule göre de, sanığın, … Gıda A.Ş. adına hareket etmek suretiyle suça konu bonoyu düzenlediği nazara alındığında, eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturmasına rağmen, hakkında basit dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması, temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı ceza alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi, mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine göre hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2016 tarihli ve 2013/532 Esas, 2016/466 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 21.05.2021 tarihli ve 2017/37720 Esas, 2021/5664 Karar sayılı kararı ile, sanığın katılanın denetim imkanını ortadan kaldırmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin hukuki itilaf niteliğinde olduğu, sanığın bu ticari ilişki sürecinde katılana yönelik haksız menfaat temin etmeye yönelik hileli bir davranış sergilediğine dair delil mevcut olmadığından dolandırıcılık suçundaki hile unsurunun gerçekleşmemesi karşısında suçun yasal unsurlarının oluşmadığı dikkate alınarak sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.09.2021 tarihli ve 2021/241 Esas, 2021/276 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği, sanığın cezalandırılması gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, resen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılandan aldığı buğday karşılığı olarak suça konu 79.500,00 TL bedelli bonoda borçlu şirket ismini ve adresini yanlış göstererek imzalamak suretiyle tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık suçunu işlediği iddiası ile kamu davası açılmıştır.
2. Sanık, … Gıda Sanayi Tic. A.Ş. nin ortağı olduğunu, olay günü fabrikadayken katılanın kefil olmasını istemesinden dolayı bonoyu adresin ne yazdığına bakmadan imzaladığını, şirket adına imza yetkisinin olmadığını, ancak şirket yetkilisi olan eşinin bilgisi dahilinde imzaladığını, borcun bir kısmının ödendiğini beyanla suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Katılan, yanlış adres ve şirket ismi bildirilerek doldurulan bonodan dolayı alacağını alamadığını beyanla şikayetçi olmuştur.
4. Tanık E.Ö., katılanla edim ifası konusunda anlaşmazlık çıktığını, eşi olan sanığın bilgisi ve talimatıyla suça konu teminat senedini imzalayıp verdiğini beyan etmiştir.
5. Mahkemece, bozma ilamında belirtilen gerekçeye göre, sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.09.2021 tarihli ve 2021/241 Esas, 2021/276 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.05.2023 tarihinde karar verildi.