YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6905
KARAR NO : 2023/3771
KARAR TARİHİ : 09.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Düşme
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin,14.03.2014 tarihli ve 2012/1119 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin,14.03.2014 tarihli ve 2012/1119 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararının sanık müdafiileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 14.01.2019 tarihli ve 2017/5982 Esas, 2019/397 Karar sayılı kararı ile 1- Sanık … ile katılan …’ın, suç tarihlerinden önce (06.10.2009 tarihinden önce) ve mümkün olduğunca bu tarihe yakın tarihlerde, resmi kurumlara veya banka gibi kuruluşlara verdikleri imzalarının bulunduğu belgelerden, kanaat verecek sayıda ikişer veya üçer adedinin asıllarının getirtilmesi; bu belgeler ile adı geçenlerin dosyada bulunan ve huzurda alınan imza örnekleri ile birlikte iddianamede yer alan ve emanette olduğu anlaşılan suç konusu 6 adet belge asıllarının uzman bir kurum veya kuruluşa gönderilerek; suç konusu belgelerdeki … adına atılmış imzaların, sanık … veya …’ın eli ürünü olup olmadığı konusunda yeniden rapor alınması, 2- Suç konusu altı adet belgede imzaları bulanan sanık ve katılan dışındaki kişilerin, 5271 sayılı Kanun’un 48 inci maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık olarak dinlenmeleri; kendilerine suç konusu belgeler gösterilerek, belgelerde yer alan ve … adına atılmış imzaları kimin attığı konusunda bilgilerinin sorulması, Sonucuna göre, tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, yetersiz belgeye dayalı olarak düzenlenen ekspertiz raporuna dayanılarak ve eksik araştırma ile hüküm kurulması,3- Suçun sabit olduğunun tespiti halinde; denetimi yapılan inşaatlarla ilgili düzenlenen suç konusu rapor ve tutanakların içeriklerinin, ilgili mevzuat hükümlerine göre gerçeği yansıtıp yansıtmadığının araştırılması; gerçek olması durumunda, sanığın fiillerinin 5237 sayılı Kanun’un 211 inci maddesinde düzenlenen suçu oluşturup oluşturmadığının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, 4- Kabule göre; 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararı doğrultusunda yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma sonrası Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2022 tarihli ve 2019/155 Esas, 2022/285 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 67 nci maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca olağanüstü zamanaşımının dolduğundan bahisle düşmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; eylemin 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası kapsamında olduğuna, zamanaşımı süresinin dolmadığına, ağır ceza mahkemesinin görevli olduğuna, düşme kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası
uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Dosya kapsamına göre suç tarihinin 06.10.2009 olduğu ve bu tarihten hüküm tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2022 tarihli ve 2019/155 Esas, 2022/285 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2023 tarihinde karar verildi.