Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/6908 E. 2023/919 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6908
KARAR NO : 2023/919
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/461 E., 2022/356 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2015 tarihli ve 2011/567 Esas, 2015/115 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Konya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2015 tarihli ve 2011/567 Esas, 2015/115 Karar sayılı kararının Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 21.04.2021 tarihli ve 2017/35702 Esas, 2021/4702 Karar sayılı kararı ile sanığın eylemlerinin uzlaşma kapsamında kalan basit dolandırıcılık suçunu oluşturmasına rağmen beraat hükmü verilmiş olması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine, Konya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 20121/461 Esas, 2022/356 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci, 52 nci, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekarrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; dolandırıcılık suçunun unsurları oluşmadığından ve tekerrüre esas alınan dosyada hükmün bütün sonuçları ile ortadan kaldırılmasına hükmedildiğinden, hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın katılana ait iş yerinden baza siparişi verdiği, bazaların Niğde’deki iş yerine gönderilmesi konusunda anlaştıkları, teslimat için bazaların teslim edildiği şoför …, teslim adresi için sanığı aradığında sanığın Konya’daki bir adrese teslimini istediği, şoför tarafından mallar Konya’daki adrese teslim edilmesine rağmen sanık tarafından ödemenin yapılmadığı ve kendisine ulaşılmadığı anlaşılmıştır.
2. Sanık bozma öncesinde yakalama ile yapılan sorgusunda 2011 yılında Özİnegöl isimli firmada çalıştığını, Kayseri’den baza alındığını bildiğini ancak firmanın iflas ettiğini bunun dışında bir bilgisi olmadığını savunurken bozma sonrasında ise müşteki ile aralarındaki ticari ilişkiyi kabul etttiğini ancak sonradan çıkan anlaşmazlık nedeniyle müştekinin gelip malları geri aldığını, bu nedenle müştekiye borcu bulunmadığını savunmuştur.
3. Müşteki sanığın aldığı mallar karşılığında kendisine çek verdiğini, çekin bankaya ibrazında sahte olduğunu öğrendiğini, 9500 TL zararı olduğunu ancak bu zarardan feragat ettiğini, şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmiştir.
4. Tanık … sanığın talebi üzerine malları Konya’da Olimpiyat parkının yakınında bulunan bir depoya götürdüğünü, zaman zaman bu şekilde adres değişiklikleri olduğundan şüphelenmediğini beyan etmiştir.
5. Bozma üzerine dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2009/117 Esas, 2009/376 Karar sayılı ilamı uyarınca 5237 sayılı Kanun’un 58 nci maddesinin uygulandığı, tekerrüre esas alınan ilamın karşılıksız çek keşide etmek suçuna ilişkin bulunduğu, anılan mahkemenin 04.04.2011 tarihli ek kararıyla şikayetten vazgeçme sebebiyle hükmün tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına karar verildiği ve sanığın adli sicil kaydında sözü edilen ilamı dışında tekerrüre esas alınabilecek kayıt bulunmadığı halde sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması isabetli bulunmamış; hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen tekerrür uygulaması dışında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde 2 numaralı bentte açıklanan nedenle Konya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2021/461 Esas, 2022/356 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan “TCK’nın 58. maddesi gereğince sanığın İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/117 esas, 2009/376 karar sayılı ilamına istinaden hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Ayrıca, mükerrir olan sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,” ibaresinin çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.02.2023 tarihinde karar verildi.