Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/7643 E. 2023/3307 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7643
KARAR NO : 2023/3307
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/438 E., 2018/284 K.
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi Onama, kısmi bozma

Sanığa yüklenen suçtan doğrudan zarar gören ve kamu davasına katılma … bulunmasına rağmen iddianame ve duruşma günü usûlen tebliğ edilmediği için davaya katılma talebinde bulunamayan şikâyetçi … vekilinin hükmü temyiz ederek katılma iradesi gösterdiği anlaşılmakla; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca şikâyetçi kurumun katılan, vekilinin katılan vekili olarak davaya kabulüne karar verilmiştir.

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.06.2011 tarihli ve 2011/15 Esas, 2011/187 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 … maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 52 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis ve 600,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.06.2011 tarihli ve 2011/15 Esas, 2011/187 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay(Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 27.10.2014 tarihli ve 2013/982 Esas, 2014/17385 Karar sayılı ilamıyla “1.Sanık tarafından verilen temyiz dilekçesinde, Antakya Devlet Hastanesi psikiyatri bölümünde halen tedavi gördüğünü belirtip ceza ehliyeti olup olmadığı hususunun tespitini talep etmesi ve dilekçe ekinde bulunan 29/07/2010 tarihli, Antakya Devlet Hastanesi Psikiyatri Uzmanı tarafından verilmiş rapora göre sanığın psikiyatri polikliniğinde 22/08/2006 tarihinden beri tedavi gördüğü, sanık hakkında “obsesif kompusif bozukluk ve atipik affektif bozukluk” tanısı konulduğu, bu rahatsızlığın kişinin işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama, davranışlarını yönlendirme yeteneğini etkileyebileceğininin belirtilmiş olması karşısında sanığın işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığı konusunda rapor alındıktan sonra sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması, 2.Sanığın sahte reçete ile ilaç temin ederek kamu kurumu zararına dolandırıcılık suçu kastıyla hareket etmesi karşısında sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-e ve 35 maddeleri gereğince kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılığa teşebbüs suçunu oluşturacağı gözetilmeyerek suç vasfında yanılgıya düşülmek suretiyle aynı Kanunun 158/1-d maddesinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,3.Kabule göre de, hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma üzerine Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.05.2018 tarihli ve 2014/438 Esas, 2018/284 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 158 … maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 40,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan … vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında verilen cezaların üst sınırdan tayin edilmesine, lehe hükümlerin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığa son söz hakkının verilmediğine, sanığın cezai ehliyetinin bulunmadığına ve re’sen tespit edilecek nedenlere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, … … isimli şahıs adına Antakya Devlet Hastanesi’nde doktor S.A. tarafından düzenlenmiş gibi sahte oluşturulmuş reçete ile şikayetçi … …’a ait Yeni … isimli eczaneye giderek, kendisini Nergis … olarak tanıtıp reçetede yazılı ilaçları almak istediği, şikayetçi ve eczanede kalfa olarak çalışan tanık T.A. tarafından reçete sahibi ile kendisinin soyadının neden farklı olduğunun sorulması üzerine reçete sahibinin ablası olduğunu, evlendiği için soy isminin değiştiğini söylediği, sanığın nüfus cüzdanının istenilmesi üzerine annesinin İbn-i Sina Hastanesinde tedavi gördüğünü, annesinin yanında refakatçi olarak kaldığını ve nüfus cüzdanının yanında olmadığını, bir saat sonra kimliğini ve muayene katkı payını getireceğini söyleyerek reçetede yazılı ilaçları eczaneden alıp bir daha geri gelmediği, daha sonra eczacılar odasından gelen uyarı yazısında Antakya Devlet Hastanesi’nden alınan ve sahte olduğu bildirilen belge, reçete ve raporlar konusunda dikkatli olunması gerektiğinin belirtilmesi üzerine sanığın Yeni … Eczanesine vermiş olduğu reçetenin de mail içerisinde gönderilen sahte reçeteler arasında olduğunun tespit edildiği ve daha sonra bir kısım sahte reçete, sahte oluşturulmuş doktor kaşesi ve sahte dökümanlar ile birlikte Eskişehir ilinde yakalandığı iddia edilmiştir.
2. Sanık, suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Şikâyetçi … …, sanığın kendisini … …’ün kardeşi … … olarak tanıtarak suça konu sahte reçeteyle eczaneden ilaçları aldığını, bu işlemden yaklaşık 1 saat sonra Ankara Eczacılar Odasının ihbar yazısı üzerine suça konu reçetenin sahte olduğunu anladığını beyan etmiş; sanığı fotoğraf üzerinden de teşhis etmiştir.
4. Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda sanığın cezai ehliyetinin olup olmadığı ile ilgili yaptırılan muayenesi sonucu İstanbul Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunca düzenlenen 28.03.2018 tarihli ve 1429 sayılı rapor ile sanığın suç tarihinde cezai ehliyetinin tam olduğu belirlenmiştir.

5. Mahkemece, sanığın nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafii ve katılan vekilinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Atılı suçun mağdurunun … olduğu, sanığın değişik eczanelerden sahte reçete ile ilaç almak şeklinde gerçekleşen eyleminde, suçun tek bir mağdura karşı işlendiğinin kabul edileceği, buna göre sanığın aynı suç işleme kararı ile Kanun’un aynı hükmünü değişik zamanlarda ve birden fazla kez ihlal etmesi nedeniyle tek bir suçtan hüküm kurularak 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suç hükümleri gereğince cezasının arttırılmasının gerektiği dikkate alındığında, sanığın benzer şekilde sahte sağlık raporu ve reçetelerle farklı eczanelerden ilaç alması nedeniyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla hakkında birden çok kamu davası açılarak mahkûmiyet hükümleri tesis edildiği anlaşılmakla; UYAP kayıtlarının incelenmesinde, Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.03.2013 tarihli ve 2011/322 Esas, 2013/81 Karar sayılı hükmünün, Yargıtay(Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 06.11.2018 tarihli ve 2015/10469 Esas, 2018/7640 Karar sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği; Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.11.2020 tarihli ve 2018/773 Esas, 2020/325 Karar sayılı kararının Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 23.05.2022 tarihli ve 2021/37124 Esas, 2022/9480 Karar sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği; Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesini 17.05.2018 tarihli ve 2016/441 Esas, 2018/238 Karar sayılı kararının Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 23.05.2022 tarihli ve 2021/14016 Esas, 2022/9481 Karar sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği; Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.01.2016 tarihli ve 2014/190 Esas, 2016/15 Karar sayılı kararının Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 23.05.2022 tarihli ve 2021/31212 Esas, 2022/9479 Karar sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği belirlendiğinden, ilgili dosyaların ve varsa tespit edilebilen benzer nitelikteki dosyalarının getirtilerek incelenmesi, mümkün olması halinde davaların birleştirilmesi, aksi halde bu dosyayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya içine alınması, iddianame ve suç tarihlerine göre hukuki kesinti olup olmadığının belirlenmesi, bu şekilde eksiklik tamamlandıktan sonra sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanma şartlarının oluşup oluşmadığı ya da eylemlerin ayrı suç oluşturup oluşturmadığı hüküm yerinde tartışılarak gerekli değerlendirmelerin yapılması, kesinleşmiş hükümlerin zincirleme suç kapsamında kaldığının anlaşılması halinde de Yargıtay Ceza Genel Kurulunun (YCGK) 15.03.2016 tarihli ve 2014/847 Esas ve 2016/128 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezaların mahsup edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkumiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.05.2018 tarihli ve 2014/438 Esas, 2018/284 Karar sayılı kararına yönelik katılan kurum vekili ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.04.2023 tarihinde karar verildi.