YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8613
KARAR NO : 2022/18964
KARAR TARİHİ : 14.11.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : …
İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
…
İTİRAZ EDİLEN DAİRE KARARI: Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 28.10.2014 tarihli, 2013/28 Esas ve 2014/17600 Karar sayılı onama kararı
Sanık …’ün resmi belgede sahtecilik suçundan iki kere mahkumiyetine ilişkin Ümraniye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.12.2009 tarihli, 2008/1460 Esas, 2009/1564 Karar sayılı ilamının, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 11. Ceza Dairesi tarafından verilen 28.10.2014 tarihli, 2013/28 Esas ve 2014/17600 Karar sayılı onama kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.10.2022 tarih ve 2022/113461 sayılı itiraz yazısı ile sanık lehine itiraz yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilen dava dosyası ve ekleri yeniden incelenerek gereği görüşüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanun’un 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK’nin 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dairemizin, sanık … hakkında, Ümraniye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.12.2009 tarihli, 2008/1460 Esas, 2009/1564 Karar sayılı ilamı ile ‘resmi belgede sahtecilik’ suçundan verilen iki ayrı mahkumiyet hükmüne ilişkin 28.10.2014 tarihli, 2013/28 Esas ve 2014/17600 Karar sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itiraz öncesinde hükmün kesinleştiği 28.10.2014 tarihinden itirazın kabulüne dair Dairemizin 14.11.2022 tarihli bozma ilamına kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1)Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli 2013/11-397 Esas ve 2014/202 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK’nin “Kamu güvenine karşı suçlar’’ bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “belgede sahtecilik” suçunun hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği ve bir suç işleme kararının icrası kapsamında 5237 sayılı TCK’nin 43. maddesinde, “değişik zamanlarda” denilmesi ve aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağının bulunmaması karşısında; somut olayda sanığın hırsızladığı araca sahte plaka takıp, sahte plakaya uygun tamamen sahte trafik tescil belgesi düzenlediği; devamında gerçek bir kişi olan … adına sahte nüfus cüzdanı ve sahte sürücü belgesi düzenleyip kullandığı eyleminde, sahtecilik suçunun mağdurunun kamu olarak kabul edilmesi karşısında; dosya kapsamına göre aynı anda ele geçen suça konu sahte belgelerin farklı tarihlerde düzenlendiğine dair kesin delil elde edilmediği, buna göre eylemin tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı, sahte belge çeşitliliğinin TCK’nin 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınabileceği gözetilmeden, iki ayrı resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükümleri kurulması, yasaya aykırı;
2)5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 14.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…