YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8623
KARAR NO : 2023/4480
KARAR TARİHİ : 29.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Artvin Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.09.2013 tarihli ve 2012/34 Esas, 2013/69 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında zincirleme şekilde kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, üçüncü ve beşinci fıkraları uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Artvin Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.09.2013 tarihli ve 2012/34 Esas, 2013/69 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 17.06.2020 tarihli ve 2015/6381 Esas, 2020/11524 Karar sayılı kararı ile “Sanık hakkında kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dosya kapsamındaki tüm delillere göre; suç tarihlerinde Artvin Valiliği Yemek Servisi Yönetim Komisyonunda mutemet olarak görevli sanığın komisyon hesabından para çekme yetkisi bulunmadığı gibi herhangi bir dönemde yazı işleri müdürü vekili olmadığı ve dolayısıyla komisyon başkanlığı da yapmadığı, hesaptan para çekebilmek için komisyon adına bankaya verdiği, anılan sıfat ile ismi ve imzasının yer aldığı sahte belgelerin görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi belge niteliğinde olmadığı, kaldı ki hesaplar arası aktarım yapma ve resmi kurumlarla yapılan yazışmalara dair belgeleri elden teslim alma yetkisi bulunmasının da bu durumu değiştirmeyeceği, bu haliyle eyleminin TCK’nın 204/1. maddesinde düzenlenen resmi belgede zincirleme sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
Kabule göre de;
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle TCK’nın 53/1. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Sanık hakkında TCK’nın 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmedildiği sırada 53/1-a maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Atılı sahtecilik suçunu TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında, aynı Yasanın 53/5. maddesi uyarınca “cezasının infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına” karar verilmesi yerine, öngörülen yasaklamanın memuriyet görev ve yetkileriyle sınırlı tutularak, sadece “memuriyet görevinden yasaklanmasına” şeklinde hüküm kurulması,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Artvin Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.05.2021 tarihli ve 2020/188 Esas, 2021/81 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci fıkraları uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin şüpheden uzak hiçbir delil bulunmadığına, suçun vasıf ve mahiyeti sanık lehine değişmesine rağmen beraati yerine yazılı şekilde karar verilmesinin yerinde olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkemece; sanığın, suç tarihlerinde Artvin Valiliği yemek servisi yönetim komisyonunda mutemet olarak görevli olduğu, komisyon hesabından para çekme yetkisi bulunmadığı gibi herhangi bir dönemde yazı işleri müdürü vekili olmadığı ve dolayısıyla komisyon başkanlığı da yapmadığı, hesaptan para çekebilmek için komisyon adına bankaya verdiği anılan sıfat ile ismi ve imzasının yer aldığı sahte belgelerin görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi belge niteliğinde olmadığı, kaldı ki hesaplar arası aktarım yapma ve resmi kurumlarla yapılan yazışmalara dair belgeleri elden teslim alma yetkisi bulunmasının da bu durumu değiştirmeyeceği, dolayısıyla yemek yönetim komisyonu mutemeti sıfatıyla hesaptan para çekebilmek için yemek servisi yönetim komisyonu adına bankaya verdiği ve kendisine elden tahsil ve aktarma yetkisi veren belgeler düzenlemek şeklindeki eylemlerinin resmi belgede zincirleme sahtecilik suçunu oluşturduğundan bu suçtan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Sanığın üzerine atılı suçlamayı ikrar ettiği belirlenmiştir.
3.Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, bilirkişi raporları, kurumların ihbar ve cevabi yazıları ile bunların ekleri, suça konu belgelerin asılları/örnekleri, tanıklar Ş.Ş. ve Ş.D.nin beyanları, sanığın adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmamasının ya da sınırlı uygulanmasının kazanılmış hak niteliğinde olduğu nazara alındığında, sanık hakkında anılan madde fıkrasına göre hak yoksunluğuna hükmedilirken 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca “TCK’nun 53/5.maddesi gereğince sanığın eylemini memuriyet hak ve yetkilerinin kötüye kullanılması suretiyle işlemiş olduğu anlaşılmakla cezanın infazından sonra işlemek üzere, takdiren 2 yıl süre ile memuriyet görevinden yasaklanmasına,” karar verilmesi gerekirken, “Sanığın eylemini TCK’nun 53/1-a maddesindeki memuriyet hak ve yetkilerini kötüye kullanmak suretiyle işlemiş olduğu anlaşıldığından, aynı Yasanın 53/5. maddesi uyarınca cezasının infazından sonra işlemek üzere sanığa hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına,” karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Artvin Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.05.2021 tarihli ve 2020/188 Esas, 2021/81 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin 6. paragrafının “1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gözetilerek, TCK’nun 53/5.maddesi gereğince sanığın eylemini memuriyet hak ve yetkilerinin kötüye kullanılması suretiyle işlemiş olduğu anlaşılmakla cezanın infazından sonra işlemek üzere, takdiren 2 yıl süre ile memuriyet görevinden yasaklanmasına,” şeklinde değiştirilmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.05.2023 tarihinde karar verildi.