Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/8626 E. 2023/2379 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8626
KARAR NO : 2023/2379
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme
KARAR : Mahkûmiyet

Çerkezköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.10.2011 tarihli ve 2011/155 Esas, 2011/617 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının ikinci bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun), 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilen cezanın ertelenmesine ve hak yoksunluklarına ilişkin hükmün, temyiz edilmeksizin 16.12.2011 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.07.2022 tarihli ve 2021/24828 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.10.2022 tarihli ve KYB-2022/104440 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.10.2022 tarihli ve KYB-2022/104440 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“30/10/2012 tarihli tutanak itibariyle dosya aslının 24/10/2012 tarihinde Çerkezköy’de meydana gelen sel nedeniyle zayi olduğu anlaşılmakla UYAP çıktılarından müteşekkil dosya sureti üzerinden yapılan incelemede;
Asıl kararın kanun yararına bozulması halinde, sanık hakkında erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin aynı Mahkemenin 13/11/2020 tarihli ve 2020/556 esas, 2020/264 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair mercii Çorlu 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 12/04/2021 tarihli ve 2021/457 değişik iş sayılı kararının hukuki sonuç doğurmayacağı gözetilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı bulunan suç bakımından Mahkemenin gerekçeli kararında delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe kısmında; “Sanık sabıkasızdır, suçtan zarar meydana gelmemiştir. Mahkememizce sanığın cezasının ertelenmesi halinde bir daha suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat getirilmiştir. CMK’nın 231. Maddesindeki Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması müessesesinin uygulanması için gerekli şartlar oluşmuştur.” denildikten sonra aynı gerekçeli kararın hüküm kısmının 5. bendinde “Sanık hakkında TCK’nın 50 ve CMK’nın 231. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına” denilmek suretiyle hükümde çelişki oluşturulmasında isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un, 5728 sayılı Kanun ile değişik 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesinin gerekeceği, bununla birlikte; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına, 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 72 nci maddesi ile eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanması geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklindeki hükmün, ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği anlaşılmıştır.
2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçu neticesinde oluşan herhangi bir somut maddi zarar bulunmadığı, sanığın suç tarihindeki adli sicil kaydına göre engel mahkûmiyeti olmadığı gibi, hükmün gerekçesinde; “sanık sabıkasızdır, suçtan zarar meydana gelmemiştir. Mahkememizce sanığın cezasının ertelenmesi halinde bir daha suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat getirilmiştir. CMK’nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanması için gerekli şartlar oluşmuştur.” denilmesine rağmen, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ile eklenen ek cümle gözetilerek, sanığa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul edip etmediği de sorulmadan, hüküm fıkrasında sanığın cezası ertelendikten sonra, “…CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına” denilmek suretiyle çelişkiye neden olunduğu anlaşılmakla; kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Çerkezköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.10.2011 tarihli ve 2011/155 Esas, 2011/617 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.04.2023 tarihinde karar verildi.