YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8727
KARAR NO : 2023/1190
KARAR TARİHİ : 02.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.02.2014 tarihli ve 2012/982 Esas, 2014/143 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan beraat kararı verilmiştir.
2. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 16.03.2021 tarihli ve 2017/9495 Esas, 2021/2619 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında atılı suçun oluştuğundan bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.06.2022 tarihli ve 2021/206 Esas, 2022/422 Karar sayılı kararı ile defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin a fıkrasının (2) numaralı bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, belgelerin usulüne uygun istenmediğine, şirkette fiilen babasının yönetici olduğuna, lehine olan hususların uygulanmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin a fıkrasının (2) numaralı bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 27.11.2013 tarihinden hüküm tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden yargılamaya devam edilerek mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.06.2022 tarihli ve 2021/206 Esas, 2022/422 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.03.2023 tarihinde karar verildi.