Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/9028 E. 2023/2127 K. 28.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9028
KARAR NO : 2023/2127
KARAR TARİHİ : 28.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 04.07.2022
SAYISI : 2022/87 Esas, 2022/677 Karar
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM :Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanık müdafii, Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ:Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2010 tarihli ve 2009/1126 Esas, 2010/687 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan …’e yönelik eyleminden dolayı resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 232 nci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mağdur …’a yönelik eyleminden dolayı resmi belgede sahtecilik suçundan ise karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir.
2. Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2010 tarihli ve 2009/1126 Esas, 2010/687 Karar sayılı kararlarına katılan vekili tarafından yapılan itiraz üzerine Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 23.07.2010 tarihli ve 2010/593 değişik iş sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünden itirazın reddine, karar verilmesine yer olmadığı kararı yönünden ise hükmün temyize tabi olduğu gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
3. Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2010 tarihli ve 2009/1126 Esas, 2010/687 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 04.11.2014 tarihli ve 2013/263 Esas, 2014/18248 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında …A.Ş. adına düzenlenen 14.640,00 TL bedelli çek ile ilgili açılan davada mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür şeklinde karar verilmiştir.
4. Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2015 tarihli ve 2014/1792 Esas, 2015/1196 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında … A.Ş.ye düzenlenen 14.640 TL bedelli çek ile ilgili, resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 231 inci maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, karar 13.11.2015 tarihinde kesinleşmiştir.
5. Sanığın Ankara Batı 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.07.2021 tarihli ve 2021/309 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı ile denetim süresi içerisinde 05.06.2019 tarihinde işlediği, hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan mahkûmiyetine karar verilmiş ve bu karar istinaf kararı ile kesinleşerek iş bu dosyaya ihbarda bulunulmuştur.
6. Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.07.2022 tarihli ve 2022/87 Esas, 2022/677 Karar
sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararı aynen açıklanarak, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz istemi, mahkumiyet kararının dosya kapsamına ve maddi gerçeklere aykırı olduğuna ve eksik incelemeye dayalı olarak verildiğine ilişkindir.
2. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmama gerekçesi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının uygulanma gerekçesi arasında çelişki olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Suça konu 01.12.2007 keşide tarihli 14.640,00 TL bedelli … Taş. Hizm…. Ltd. Şti.ye ait çekin, yetkisi olmamasına rağmen sanık tarafından düzenlenerek mağdur …’a verildiği iddiasıyla sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Sanık savunmasında; inşaat işi yapmak üzere şirketi devraldığını, devraldıktan kısa bir süre sonra bir kaç kişinin arayarak şirketin ödenmeyen çeklerinin olduğunu söylediğini bu nedenle Ticaret Sicil Gazetesinde devri yayımlatmadığını, mağdur …’ı tanımadığını, 14.640 TL bedelli çek hakkında bilgisinin olmadığını, çek üzerinde imzasının bulunmadığını, şirketi devredenler ile … ve ….’in kendisine iftira attıklarını beyan etmiştir.
3. Hakkında beraat kararı verilip kesinleşen sanık … savunmasında; adı geçen şirkete halası olan diğer sanık …in tavsiyesi ve sanık …’ın kabulü ile girdiğini, kendisine 10 yıl süreyle imza yetkisi verildiğini, ancak şirket işleriyle sanık …’ın ilgilendiğini beyan etmiştir.
4. 01.07.2009 tarihli bilirkişi raporunda; suça konu çek fotokopisi üzerinde bulunan keşideci imzasının sanığın eli ürünü olmasının kuvvetle mümkün ve muhtemel olduğu ancak daha sağlıklı bir inceleme yapılarak herhangi bir hataya düşülmemesi için suça konu çek aslı ile birlikte sanığın çok sayıda samimi imza örneklerinin temin edilerek yeniden inceleme yapılmasının gerektiği belirtilmiştir.
5. Mağdur …’a duruşma davetiyesi gönderilmiş ancak duruşmaya katılmadığından beyanının alınmadığı görülmüştür.
6. Mahkemece sanığın olay tarihinde dosya içinde bulunan çek fotokopilerinden de anlaşılacağı üzere Naci Bakır A.Ş. Adına 14.640,00 TL tutarındaki çeki, çek düzenleme yetkisi bulunmadığı halde sahte olarak düzenleyip verdiği, yüklenen suçun bu şekilde sabit olduğu, her ne kadar sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmama gerekçesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 231 inci maddesinin uygulanma gerekçesi arasında çelişki oluşacak şekilde hüküm kurulmuş ise de 5271 sayılı Kanun’un 11 inci maddesi uyarınca hükmün değiştirilmeksizin aynen açıklanması gerektiği belirtilerek mahkumiyet hükmü kurulmuştur

IV. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarih ve 232/250 sayılı kararında açıklandığı üzere, onaysız fotokopi niteliğinde olup suret belge özelliği taşımayan belgenin hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmadığı ve aldatıcılık niteliği bulunmayıp fotokopi belge üzerinden yapılan bilirkişi incelemesinin hükme esas alınamayacağı anlaşılmakla, suça konu çek aslının temin edilmesi halinde çekin ön yüzündeki düzenlemeye ilişkin yazı ve keşideci imzasının aidiyetine ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılması, belgenin mahkemece incelenip özelliklerinin ve yasal unsurları bulunup bulunmadığının duruşma tutanağına yazılması ve gerekçeli kararda aldatıcılık niteliğinin varlığı tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği; belge aslına ulaşılamaması durumunda ise resmi belgede sahtecilik suçunun yasal unsurlarının oluşmayacağı dikkate alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.07.2022 tarihli ve 2022/87 Esas, 2022/677 Karar
sayılı kararına yönelik sanık ve Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.03.2023 tarihinde karar verildi.