Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/9036 E. 2023/3774 K. 09.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9036
KARAR NO : 2023/3774
KARAR TARİHİ : 09.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kamu Kurum ve Kuruluşları, vb.Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık, Kişinin Alğılama Yeteneğinin Zayıflığından Yararlanmak Suretiyle Dolandırıcılık, Tacir veya Şirket Yöneticileri ile Kooperatif Yöneticilerinin Dolandırıcılığı
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.12.2015 tarihli ve 2015/91 Esas, 2015/488 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında; nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (d-h-c) bentleri, 43 üncü, 52 nci maddesi, 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 9000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafii tarafından, sanığın atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığı, sanık hakkında zincirleme suçun unsurlarının oluşmadığı, mahkemece eksik inceleme ile hüküm kurulduğu belirtilerek hüküm temyiz edilmiştir.
2. Sanık … müdafii tarafından, sanığın atılı suçu işlemediği, sanığın suçun işlenmesinde hiçbir hukuki yararının bulunmadığı, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 159 uncu maddesinin unsurları bulunduğu halde uygulanmadığı belirtilerek hüküm temyiz edilmiştir.
3. Sanık … müdafii tarafından, sanığın atılı suçu işlemediği, tanıklarının dinlenilmediği ve eksik araştırma ve incelemeyle hüküm kurulduğunu belirterek hükmü temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’in 2011 yılında … Gıda isimli şirketin sahibi ve yetkilisi olduğu, sanık …’nın ise sanık …’ın bu şirketinde geçici olarak çalıştığı, 1928 doğumlu, yaşlı, hasta ve bakıma muhtaç katılanın ayağının kırılması sebebiyle Numune Hastanesinde tedavi gördüğü, ekonomik mal varlığının yüksek olduğunu bilen sanık …’in katılan ile bir şekilde hastanede irtibata geçerek şirketinde çalıştığını söylediği sanık …’ı, kendisine bakıcı olarak görevlendirebileceğini söyleyip, aylık belli bir ücret ödeme konusunda anlaştıkları, katılanın hem hasta, hem yaşlı, hem de rahatsızlıkları sebebiyle ilaç kullanması nedeniyle attığı imzaların farkına varamadığı, bu durumu bilen sanıkların 15.10.2011 düzenleme, 10.01.2012 ödeme tarihli 60.000 TL bedelli, 15.11.2011 düzenleme, 31.01.2012 ödeme tarihli 90.000 TL bedelli, yine 15.10.2011 düzenleme, 15.02.2012 vade tarihli 100.000 TL bedelli ve son olarak 15.11.2011 düzenleme, 28.02.2012 vade tarihli 100.000 TL bedelli senetleri katılana imzalattıkları, bu senetlerin ciro yoluyla sanık …’e verildiği, ve sanık … tarafından katılan aleyhine icra takipleri yapıldığı, bu suretle sanıkların üzerine atılı suçları işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Sanıklar atılı suçu işlemediklerine yönelik savunmada bulunmuştur.
3. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; sanıkların atılı suçu işledikleri kanaatiyle temyize konu hükümler kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
Sanıkların, iştirak halinde katılanın içinde bulunduğu durumdan faydanılarak katılana senet imzalatıp bu senetler ile katılan aleyhine sanık …’in vekili olan avukat …’nın aracılığı ile ilamsız icra takipleri başlattıkları, bu suretle üzerilerine atılı 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (c-d-h ) bentlerinde düzenlenen suçları işledikleri iddia olunan olayda ; katılanın geçmişe yönelik teşhis ve tedavi kayıtları, kullandığı ilaçlara ilişkin kayıtlar temin edilerek suç tarihinde algılama yeteneğinin zayıf olup olmadığına ilişkin yöntemine uygun şekilde rapor alınarak; sanık …’in sahibi olduğu … Gıda Konfeksiyon İnşaat Nakliyat Tur. Sanayi Ticaret ve Limited Şirketinin bakıcılık hizmeti bulunup bulunmadığı ,sanıkların eylemlerinin şirket faaliyeti kapsamında gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği de araştırılarak ayrıca sanık …’in savunmasında suç tarihinden önce avukat …’ya ait büroda katip olarak çalıştığını, sanık …’ın çok fazla borcu olduğu için icra takibini sanık …’ın rica etmesi nedeniyle kendi adına yapılmasına izin verdiğini , icra takipleri sonucu tahsil edilen tüm paranın sanık …’ın hesabına yatırıldığını beyan etmiş olması ve sanık … müdafinin tanık dinletmek istediği halde bu talebe ilişkin mahkemece karar verilmediğinin anlaşılması karşısında; sanık … müdafinin dinlenilmesini talep ettiği; avukat … , … ve …’ın tanık olarak dinlenilerek sanık …’in avukat …’ya vekaletnameyi hangi tarihte verdiği, sanık …’in bu tarihte büroda çalışıp çalışmadığı, tanık avukat …’nın sanık …’in başka dosyalarını takip edip etmediği sorularak aynı suça ilişkin olarak avukat … hakkında açılmış bir kamu davası bulunup bulunmadığı da tespit edilerek sonucuna göre sanıklar hakkında hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan açıklanan nedenle Ankara 6.Ağır Ceza Mahkemesinin 31.12.2015 tarihli ve 2015/91 Esas, 2015/488 Karar sayılı kararına yönelik sanık … müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.05.2023 tarihinde karar verildi.