Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/9166 E. 2023/2342 K. 03.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9166
KARAR NO : 2023/2342
KARAR TARİHİ : 03.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun

(5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 13.12.2011 tarihli ve 2011/17552 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca Ankara Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.11.2014 tarihli ve 2011/1348 Esas, 2014/1066 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
3. Anılan kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 16.12.2020 tarihli ve 2017/33707 Esas, 2020/12358 Karar sayılı kararı ile uzlaşma hükümlerinin uygulanması için bozulmasına karar verilmiştir.
4. Ankara 59. Asliye Ceza Mahkemesinin (Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesinin) 20.04.2022 tarihli ve 2021/637 Esas, 2022/160 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uzlaştırma işleminin sağlanamaması üzerine basit dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunlukların uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyizi; sanığa hükmedilen cezanın az olduğuna ve suça iştirak eden meçhul kişi hakkında bozma öncesi hüküm fıkrasında suç duyurusunda bulunulmasına rağmen bozma sonrası bulunulmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan …’in kızı … …’in çalıştığı işyerine müşteri olarak gelen sanığın sohbet esnasında … …’in araba satın almak istediğini öğrenmesi üzerine icra dairesinden ucuza araç temin edeceği vaadinde bulunduğu, sanığın 13.05.2011 tarihinde araba bulduğunu belirterek katılanlarla buluşarak Honda Civic marka bir aracın satışı için 15.500,00 TL’ye anlaştıkları,

katılanların bu tarihte 4.000,00 TL peşinatı, 20.05.2011 tarihinde de 11.500,00 TL parayı sanığın eylemine iştirak eden meçhul kişiye verdikleri halde sanığın katılanları oyalayarak aracı teslim etmediği gibi aldığı parayı da vermediği anlaşılmıştır.
2. Sanık suçunu inkar ederek …’e yalnızca araç alabileceği internet sitelerini tavsiye ettiğini savunmuştur.
3. Tanık S.E. iş arkadaşı … … ile sanığın araç alım satımı konusunda anlaştıklarını beyan etmiştir.
4. Bozma sonrası yapılan uzlaştırma işlemi katılanların istememesi nedeniyle olumsuz sonuçlanmıştır.
5. Mahkemesince sanığın savunması, katılanlar ve tanıkların beyanları, oluş ve tüm dosya kapsamına göre sanığın sözde icra dairesinden temin ettiği aracı katılanlara ucuza satacağını belirterek meçhul bir kişiye 15.500,00 TL para vermelerini sağlayarak haksız menfat temin ettiği gerekçesiyle dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine hükmedilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Mahkemesince sanığa verilen hapis ve para cezasının yasal ve yeterli gerekçeye dayandırıldığı, sanığın suçuna iştirak eden meçhul kişi hakkında da suç ihbarında bulunulduğu anlaşıldığından katılan vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 59. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.04.2022 tarihli ve 2021/637 Esas, 2022/160 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına
TEVDİİNE,

03.04.2023 tarihinde karar verildi.