Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/9168 E. 2023/1477 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9168
KARAR NO : 2023/1477
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/290 Esas, 2022/490 Karar
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun ) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 19. Sulh Ceza Mahkemesinin 12.07.2013 tarihli ve 2013/89 Esas, 2013/41 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçunun yasal unsurları itibari ile oluşmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmiştir.
2. Bakırköy 19.Sulh Ceza Mahkemesinin 12.07.2013 tarihli ve 2013/89 Esas, 2013/41 Karar sayılı kararının, katılan vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 24.04.2018 tarihli ve 2014/92 Esas, 2014/6336 Karar sayılı kararı ile sanığın söz konusu paranın katılanın rızası ile borç olarak alıp kullandığına dair savunmasının katılanın istikrarlı beyanları ile doğrulanmadığı, sanığın üzerine atılı güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyeti yerine, beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı bulunduğu gerekçesiyle bozulduğu anlaşılmıştır.

3. Bozma üzerine Bakırköy 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.10.2018 tarihli 2018/484 Esas, 2018/693 Karar sayılı kararı ile; 6763 sayılı kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi uyarınca atılı suç uzlaşma kapsamına alındığından ve uzlaşma işlemlerinin yapılmasının kovuşturma şartı olduğu anlaşıldığından; sanık hakkında açılan kamu davasının kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince durmasına karar verilmiştir.
4. Bakırköy 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.09.2021 tarihli 2020/16 Esas, 2021/621 Karar sayılı kararı ile uzlaşmanın sağlanamaması sonucu yapılan yargılamada sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 nci maddesinin birinci fıkrası 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi gereğince 6 ay hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. Bakırköy 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.09.2021 tarihli ve 2019/16 Esas, 2019/621 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 22.10.2020 tarihli ve 2020/3064 Esas, 2022/10481 Karar sayılı kararı ile “atılı suçun basit yargılama usulü yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması..” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
6. Bozma üzerine; Bakırköy 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.06.2021 tarihli 2020/599 Esas, 2021/370 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 155 nci maddesinin birinci fıkrası gereği 6 ay hapis ve 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereği cezasının 1/4 oranda indirilerek 4 ay 15 gün hapis ve 60 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
7. Bakırköy 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.06.2021 tarihli ve 2020/599 Esas, 2021/370 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 07.03.2022 tarihli ve 2021/41702 Esas, 2022/3696 Karar sayılı kararı “sanık hakkında, basit yargılama usulü ugulanmak suretiyle verilen mahkumiyet hükmünün CMK’nın 252/1. maddesi gereğince itiraz tabi olduğu, sanık müdafiinin temyiz isteminin itiraz olarak kabulü ile gereğinin yerine getirilmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesine” karar verilmiştir.
8. Bakırköy 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.07.2022 tarihli ve 2022/290 Esas, 2022/490 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 155 nci maddesinin birinci fıkrası gereği 6 ay hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; şikayet süresinin dolduğuna, güveni kötüye kullanma suçunun mülkiyet hakkının korunmasından kaynaklandığını, katılanın dava konusu aracın sahibi olmadığı gibi zilyetide, olmadığına, taraflar arasında sözleşmeye bağlı hukuki bir ilişki bulunmadığından suçun yasal unsurlarının da oluşmadığına ilişkindir.

III. GEREKÇE
Sanığın üzerine atılı güveni kötüye kullanma suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
1. Sanık savunması, katılanın beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın mahkûmiyetine karar veren mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 42.Asliye Ceza Mahkemesi 05.07.2022 tarihli ve 2022/290 Esas, 2022/490 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2023 tarihinde karar verildi.