YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9273
KARAR NO : 2023/655
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/432 E., 2022/218 K.
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık Müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezaların süresine göre koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi uyarınca oy birliğiyle reddine karar verilerek inceleme yapılmıştır.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26/02/2014 tarihli ve 2013/5 Esas, 2014/67 Karar sayılı kararı ile sanığın sahte fatura kullanma suçlarını işlediği yolunda cezalandırılmasına yetecek değerde tam ve kesin deliller elde edilemediğinden beraatine karar verilmiştir.
2. İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26/02/2014 tarihli ve 2013/5 Esas, 2014/67 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 25.06.2018 tarihli ve 2016/8345 Esas, 2018/5779 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında, 213 sayılı Vergi Usul Kanun’un (213 sayılı Kanun) 367 nci maddesine göre dava şartı olan mütalaa uygun olarak “2008, 2009, 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” suçlarından kamu davası açıldığı halde iddianame dışına çıkılarak, sanık hakkında “sahte fatura kullanma” suçundan beraat hükmü kurulması ve eksik araştırma, kabule göre de sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarında her takvim yılında işlenen suçların birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu gözetilmeden, hangi takvim yılından hüküm kurulduğu belirtilmeksizin sanık hakkında tek beraat hükmü verilmesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2022 tarihli ve 2018/432 Esas, 2022/218 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin b fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca iki kez 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizi, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına, sanığın atılı suçu işlediğine dair dosyada her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı somut delil olmadığından sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin b fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 07.08.2013 tarihli sorgu tarihi olduğu ve bu tarihten, karar tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresi gerçekleştiğinden kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesi yerine yargılamaya devamla mahkumiyet hükümleri kurulduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2022 tarihli ve 2018/432 Esas, 2022/218 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.