Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/9330 E. 2022/20172 K. 08.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9330
KARAR NO : 2022/20172
KARAR TARİHİ : 08.12.2022

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
TEMYİZ EDENLER : Katılanlar vekilleri, Cumhuriyet savcısı

Katılanlar vekillerinin duruşma istemi 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 318. maddesi kapsamında uygun görülmediğinden incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği görüşüldü;
Katılan …’ın kızı, diğer katılanların da kardeşi olan …’nın 11.06.2003 tarihinde öldürüldüğü, …’nın arkadaşı olduğunu ve sağlığında kendisine 100.000 DM borç para verdiğini iddia eden sanık …’ın, borçlusunun …, alacaklısının kendisi olduğu, 01.09.2001 düzenleme tarihli, 01.09.2003 vade tarihli 100.000 DM bedelli bonoyu 05.09.2005 tarihinde …’nın mirasçıları olan katılanlar aleyhine icraya koyduğu, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen itirazın iptali davasında alınan bilirkişi raporunda “senet üzerindeki borçlu imzaları mürekkepli kalemle oluşturulmuş olmakla birlikte, matbu bölümlerinin toner artıkları taşıması, kopya özellikleri göstermesi,senedin alt ve üst kısımlarındaki kağıt liflerinde deformasyon ve kesilme emarelerinin bulunması nedeni ile, söz konusu senedin daha önce başka bir amaçla imzalanmış başka bir belgenin alt ve üst kısımlarının kesilmesi ve üzerinin isteğe uygun olarak doldurulması sureti ile mevcut duruma getirilmiş olabileceğinin” belirtildiği, sanığın bu surette nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan somut olayda; her ne kadar sanık yargılama aşamasında suça konu senedi …’ya 2000 yılı sonlarında verilen borç para karşılığında aldığını savunmuş ise de, tanık… tarafından açılan itirazın iptali davasında tanık olarak alınan beyanında 2001 yılında verdiğini söylemek suretiyle çelişkili beyanda bulunduğu gibi aralarındaki borç ilişkisini ispat eder mahiyette belge sunamadığı, senet borçlusu …’nın 11.06.2003 tarihinde vefat etmesine ve dosya kapsamında maddi sıkıntı içinde bulunduğu anlaşılan sanığın alacaklının ölümünden yaklaşık 2 yıl sonra icra takibi başlatması ve takip dosya alacağını nerdeyse yarısı karşılığında tanık …’e temlik etmiş olması, senet üzerindeki imzanın …’nın eli ürünü olduğu sabit ise de; bilirkişi … … tarafından düzenlenen 15.11.2006 tarihli raporda, senet üzerindeki borçlu imzalarının mürekkepli kalemle oluşturulduğu, senedin matbu bölümlerinin toner artıkları taşıması ve kopya özellikleri göstermesi, senedin üst ve alt kısımlarındaki kağıt liflerinde deformasyon ve kesilme emarelerinin bulunması nedeniyle, söz konusu senedin daha önce başka bir amaçla imzalanmış olan bir belgenin alt ve üst kısımlarının kesilmesi ve üzerinin isteğe uygun olarak doldurulması suretiyle mevcut duruma getirilmiş olabileceğinin rapor edilmesi, ayrıca alınan 26.05.2016 ve 23.02.2022 tarihli adli tıp raporlarında da aksine tespitin bulunmaması karşısında, sanığın sübut bulan nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyeti yerine delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek beraatine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, katılanlar vekilleri ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 08.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.